30 Ocak 2016 Cumartesi

HEY!

Herkese merhaba!

Blogda iki günde bir yazı yazmayınca kendimi eksik hissediyorum... Şu an İstanbul'da değilim, dönünce her şeyi uzun uzun yazacağım... O zamana kadar siz benim daha anlık ve güncel paylaşımlarım için başta facebook.com/ofluoglumert sayfam olmak üzere twitter.com/ofluoglumert ve instagram.com/ofluoglumert sayfalarımı ziyaret edin, tamam mı? 

Görüşmek üzere! 

25 Ocak 2016 Pazartesi

TERS DÜZ'E ANNEANNE YORUMU


"Mertcim, canım yazarım, ailemin başarıya koşan genç yeteneği... Kitabının övgüsünü herkesten, her çevreden çok duydum... Hep kendime şunu söyledim: Kendin oku, kendi yorumunu kendin yap. Çok merak ediyordum. Okumam biraz geç kaldı (özrümü kabul et), hemen okuyayım diye düşünürken, başladığım gün beni sürükledi gitti kitabın. Başladığım gibi bitirdim! Seninle gurur duyuyorum... Bu çok değerli duyguları bana yaşattığın için canım sana çok teşekkür ederim. Eeee!.. Ben 70 yaşındaki anneanneni de serüvenci yaptın... Helal sana... Şimdi devamı olsa da okusam duygusu içindeyim... Bu büyük bir başarı... Hikaye, kurgu ve anlatım kabiliyetin 10 numara... Böyle bir başarıyı yalnızca kendini senin gibi her zaman bu emeğe sarmalayan kişiler elde eder diye düşünüyorum... Bu konumda sen emekçi, biz tüketici baksana hemen yenisini istiyorum... Duygularım o kadar çok ki, bu hızla bir kitap yazarım... Seni kutluyor ve yanaklarından öpüyor, kitabın devamını büyük merakla, heyecanla bekliyorum!" 

Bu satırlar Ters Düz'ü okuyan anneannemden... Ne güzel yazmış, değil mi? 

Bu arada kitabın devamını yazıyorum, geliyor! Takipte kalın!

21 Ocak 2016 Perşembe

ERASMUS DÜŞÜNCESİ

Herkese merhaba! Ben bugünlerde Bozbalık Serisi'nin ikinci kitabını yazmakla meşgulüm. Gayet iyi gidiyor. Bir yandan da gelecek yıl bahar döneminde Erasmus'a gitme düşüncesi içinde, bizim okulun anlaşmalı olduğu üniversitelere bakıyorum. Ama üniversiteden çok gideceğim şehre öncelik veriyorum şimdilik. Pek çok ülkeye gidilebiliyor. Almanya, İspanya, Hollanda gibi ülkeler de var, İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkeler de... Ben İsveç'e gitmek istiyorum sanırım. İsveç'te Malmö, Karlstad ve Jönkoping üniversiteleri seçenekler arasında. Malmö, İsveç'in güneyinde, Kopenhag'a çok yakın bir şehir. Çok fazla göçmenin yaşadığı bir ticaret şehriymiş. Daha detaylı araştırmalara başlamadım, dediğim gibi roman yazmakla meşgulüm şu sıralar, hem acelesi de yok daha. Ama sizlerden tavsiye almak isterim, eğer bilenleriniz, Erasmus'a giden tanıdıklarınız varsa. Mesela İsveç'i önerirler mi? Ya da çok soğuk ve karanlık olur, Hollanda'ya gitsin mi derler? Yani bir şey bilen, fikir öneren olursa burada bekliyorum! Haberiniz olsun... 

15 Ocak 2016 Cuma

BİR KÖY DAHA NE KADARINI KALDIRABİLİR?

Herkese merhaba! Ters Düz'ü okuyanlar bilir (gerçi blog aleminde okumayan kalmadı sanırım, çünkü hangi bloga girsem kitap hakkında yazılmış yazılar görüyorum; kitabımı okuduktan sonra üşenmeyip üstüne bir de uzun uzun yorumlar yazan sizlere, sevgili okurlarıma bir kez daha çok teşekkür ediyorum). Ya, ben bu parantezi açmadan önce ne diyordum? Hah, Ters Düz'ü okuyanlar bilir: 267 sayfa boyunca Bozbalık Köyü'nden aşklar, sırlar, ihanetler, gerilimler, entrikalar eksik olmadı. Kitabın son cümlesiyle Ters Düz bitti, ama aslında bittiği yerden diğer kitap başlıyor. Üçlemenin ikinci kitabında, adı şimdilik bende saklı kalsın, Bozbalık'ta işler iyice karışıyor! İlk kitaptaki olaylardan sonra, "Ece Duman ve ailesinin, aman pardon üvey ailesinin başına daha ne gelebilir ki?" demeyin, çünkü emin olun, daha başlarına hiçbir şey gelmedi! Ben şimdilerde harıl harıl ikinci kitabı yazmakla meşgulüm, hatta üçüncü kitapta bile neler olacağı belli. Ama yine de sizin ikinci kitapla ilgili fikirlerinizi merak ediyorum. Eminim çılgın tahminler çıkacaktır. Ters Düz'ü henüz okumayanlar olabileceğini de göz önünde bulundurarak, yani çok fazla detay ve spoiler vermeden, sürprizleri bozmadan, üstü kapalı bir şekilde sezdirerek, sizce ikinci kitapta neler olacağını düşündüğünüzü yazar mısınız? Yani dediğim gibi, neler olacağı zaten belli, ben yazıyorum, ama sizin düşüncelerinizi de acayip merak ediyorum! Sevgiyle (ve Bozbalık'ta) kalın! 

11 Ocak 2016 Pazartesi

BUGÜN KATILDIĞIM RADYO PROGRAMININ SES KAYDI


Çocukluğumdan beri aklımdaki tek şey yazarlıktı… Hiçbir zaman pilot, doktor ya da öğretmen olmak istediğini söyleyen çocuklardan olmadım. İleride yapacağım şey(ler) ta en başından beri belliydi, ne istediğimi kendimi bildiğimden beri biliyordum. Ve bu amacım doğrultusunda, okuma yazmayı öğrendiğim ilk günden itibaren kağıtla, kalemle, kendi kendime haftalık çizgi öyküler çıkarmakla, dergiler yapmakla, bu dergileri postayla uzaklardaki akrabalarıma göndermekle uğraştım. Bilenler bilir, çocukluğumda yaratıp yıllarca hikayelerini yazdığım, çizdiğim kahramanlar, karakterler var. Ama artık onlar büyüdü, tıpkı benim gibi. Paylaştığım veya kendime sakladığım çizgi romanlar, şiirler, öyküler, denemeler, seyahat yazıları derken artık ilk kitabımı okuyucuyla buluşturma zamanı gelmişti. Yaşım 20'ydi ve ben neredeyse 20 yıldır bunları yapan biri olarak çok geç bile kalmıştım!
Ters Düz bu duygularla çıktı...
Geçen yıl yarıyıl tatilimde Trabzon uçağımdan iner inmez ayağımın tozuyla Kalandar’a koşmuştum (bu deneyimi Ters Düz’de Ece Duman’ın başından geçecek bir olayı anlatmak için yaşamıştım), bu yıl da Trabzon’a gelir gelmez radyoya koştum diyebilirim. Bugün, TRT Trabzon’un Trabzonlu genç bir yazar olmam sebebiyle beni davet ettiği bir programa katıldım. Kelimenin tam anlamıyla sımsıcak, sanki evde koltuğumda oturuyormuşçasına rahat bir sohbetin içinde buldum kendimi. Söylemek istediğim bir sürü şeyi söylemedim belki, çünkü sohbet öyle güzel bir yere gitti ki, her şey tamamen doğaçlama gerçekleşti. Ters Düz’ün çıkış noktasının Trabzon gibi etkileyici ve büyüleyici bir şehrin kitaplarda daha çok ön plana çıkmasını istemem olmasını, Bozbalık Köyü’nün nasıl doğduğunu, kitabı, kitap kokusunu, teknolojiyi, sanala hapsolmamayı, yapmak istediğim diğer şeyleri, yazdığım şeyleri televizyona uyarlama isteğimi, çocukluğumu, Can Yayınları'nın masal yarışmasında kazandığım ödülle hayatımda radyoya ilk kez beşinci sınıfta yine TRT Trabzon'la çıktığımı konuştuk. Buyurun, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için kaydı linkte:


10 Ocak 2016 Pazar

YARIN CANLI YAYINDAYIM

Az kalsın söylemeyi unutuyordum! Yarın, yani 11 Ocak pazartesi günü saat 11.30-12.00 aralığında TRT Trabzon'un "Merhaba Karadeniz" programına konuk olarak davet edildim! Konumuz tabii ki kitabım Ters Düz ve benim çocukluğumdan beri yaptığım çizgi romanlar, yazdığım hikayeler, masallar... Sohbet de eminim şahane olacaktır. Ben çok heyecanlıyım, siz de gelin bu heyecana ortak olun! 


7 Ocak 2016 Perşembe

A'DAN Z'YE BOZBALIK TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Ters Düz'ü okuduktan sonra, tası tarağı toplayıp Bozbalık'a yerleşmek isteyenler çok... Ama Bozbalık'ta yaşamak istiyorsanız, önce Bozbalıklı gibi yaşamayı öğrenmelisiniz! İşte bu amaç doğrultusunda blog müfredatına bundan böyle "Bozbalık 101" dersi koyduk! "A'dan Z'ye Bozbalık Terimler Sözlüğü"nü okuyarak, Ece Duman ve ailesine, pardon, üvey ailesine komşu bir evde yaşama hayallerinizi gerçeğe dönüştürme yolunda bir adım atabilirsiniz. İşte karşınızda ilk ders: Ters Düz temel alınarak hazırlanmış A'dan Z'ye Bozbalık Terimler Sözlüğü! Unutmayın, burası Bozbalık... Bu köyden çıkış yok! 


AŞK 


Bozbalık'ın olmazsa olmaz duygusu. Ece Duman'ın köye geri dönüşünün ucu herkesin aşk hayatına dokunuyor. Örneğin çocukluk arkadaşı Burak, kendini bildiğinden beri ona aşık ve Ece yıllar sonra köye dönünce içindeki bu aşk yeniden alevleniyor. Ne var ki aralarında bir ilişki yaşanması neredeyse imkansız, çünkü Ece'nin Kerem'le evliliğe giden bir ilişkisi var. Öte yandan, Ali de Ece'den etkilenmeye başlıyor, ama o da Meryem'le evli. Eh, Bozbalık'ın sessiz sakin bir köy olduğunu kim söyledi ki?

BOZBALIK


Trabzon'un Maçka ilçesine bağlı olduğu tahmin edilen, Ters Düz'deki olaylara ev sahipliği yapan kurgu ürünü köy. Kartpostallardaki tipik dağ köylerinden biri gibi. Köy meydanında bakkal, birkaç kıyafet mağazası, çay bahçesi, pazar gibi yerlerden oluşan küçük bir çarşısı da var. Kışın karlı, yazın yağmurlu, ara mevsimlerde şaşırtıcı şekilde sıcak. Eğer siz de Bozbalık'a gelmek istiyorsanız, Kerem Çağdaşın yaptığı gibi Trabzon Havaalanı'na gidip oradan kiralayacağınız bir arabayla köye gelebilirsiniz. Ya da Mehmet Kara'dan taksici İbrahim'in numarasını alabilirsiniz. Ama şu sıralar çok kar olduğundan sizi havaalanından almak için ne kadar teklif etseniz de kabul etmeyecektir.

CİN

Kış cini, gulyabani, Bozbalık ve civar köylerde karakoncolos olarak bilinen yaratık. Aynı zamanda Kalandar'da kılığına girilerek eğlenilir ve çocukları uyutmak için anlatılır. Rivayete göre, kışın en soğuk dönemi olan zemheride karakoncolostan korunmak için ortalıkta tarak bırakılmaz, tüm taraklar saklanır. Çünkü eğer kişi karakoncolosa yakalanırsa ve onun sorularına içinde "kara" kelimesi geçen cevaplar vermezse, bu yaratık o tarakla kişiye zarar verebilir. Safiye'nin anlattığına göre, anneannesinin babası karakoncolos tarafından kaçırılmış ve bir daha geri dönmemiş. Çoğunluğa göreyse karakoncolos sadece Eski bir Rum efsanesi. Siz yine de Bozbalık'ın kış gecelerinde sokakta tek başınıza dolaşmayın.

ÇİKO HAPİSTE


Hasan Kara'nın evinde bulunan kütüphanedeki bir çizgi romanın adı. Tam bir çizgi roman müptelası olan Hasan, piyasaya çıkan hiçbir sayıyı kaçırmıyor. Eskiden gazete bayilerinde satılan bu çizgi romanların şimdilerde alışveriş merkezlerindeki kitapçılara hapsolmuş olmasına çok üzülüyor. Zagor'un sağ kolu olan Çiko'nun bu özel sayısıysa, Hasan için cevabı Ters Düz'de gizli olan başka bir anlam daha ifade ediyor. 

DELİ BAL


Arıcılığın yaygın olarak yapıldığı Doğu Karadeniz yaylalarındaki zifin çiçeğinden elde edilen, bir kaşıktan fazla yenilmesi tehlikeli olabilen bal. Özündeki grayanotoksin maddesi vücuda alındığında bulantı ve kusma ile kendini gösterir. Yiyen insanda şok etkisi yaratıp vücut fonksiyonlarının durmasından felce ve hatta ölüme kadar pek çok değişik sonuca varabilir. Milattan Önce 401 yılında Doğu Karadeniz’de 10 binlerce Yunan askeri aç kalınca deli bal yemiş, zehirlenmiş ve düşmana kolayca esir düşmüştür. Kadir ve Hasan, ilaç firmaları için deli bal üretimi yapıyor.

ECE DUMAN


Ters Düz'ün baş karakteri, yirmi sekiz yaşında bir yazar. Trabzon'un Bozbalık Köyü'nde doğan Ece'nin çocukluğu, annesi onu doğururken öldüğü ve babası başka bir kadınla evlendiği için çok kötü geçmiştir. On yaşına geldiğinde, üvey annesi Münevver'in hamile olduğunu öğrenir ve İstanbul'daki teyzesinin yanına taşınır. Ece şimdi yirmi sekiz yaşında, yakında yeni kitabını çıkaracak olan tanınmış bir yazardır. Eski hayatını tamamen geride bırakmayı başarmış ve hiçbir şeyin bunu bozmasına izin vermez. Ta ki, yıllardan beri hiç iletişim kurmadığı babasının kaybolduğunu öğrenene dek. Artık herkesten, kendisinden bile sakladığı geçmişiyle yüzleşmek zorundadır. On sekiz yıl sonra döndüğü köyünde üvey kardeşleriyle tanışacak, kendini baş etmesi zor bir aşk ikileminin içinde bulacak ve babasına ne olduğunu bulma yolunda adım adım ilerleyecektir. Bu amaçtan hiç vazgeçmeyecektir, ucunda ölüm bile olsa... 

FUFUZA

Bir şeyden sebepsiz yere endişe eden, mızıldanan, şikayetlenen kişi anlamında bir Rum kelimesi olup, yörede yaşayan Rumlar'ın etkisiyle Bozbalıklıların da günlük dilde kullandığı bir sözcük. Ters Düz'de, Mehmet'in Safiye'ye "Kusura bakma Safiye Teyze ama sen de biraz fufuzasın!" şeklinde kullandığı görülmüştür. 

GUGUVAK


Safiye'nin topladığı mantara verilen ad. Ancak siz siz olun, sakın yanınızda Safiye gibi birisi yokken bulduğunuz her mantarı yemeye kalkmayın, zehirlenebilirsiniz. 

HAMOFTA 


Çalılıklarda kendiliğinden yetişen aşırı lezzetli küçük dağ çileği ve bu çilekten yapılan reçele verilen ad. Bozbalık'taki kahvaltı sofralarında önemli bir yeri vardır. Burak Çevik ekmeğe tereyağı ve hamofta reçeli sürmeden masadan kalkmaz. Safiye topladığı hamoftalardan reçel yapıp komşularına dağıtır. Romanda ayrıca kış soğuklarında "bir türlü çözülmek bilmeyen" hamofta reçeli olarak da karşımıza çıkar. 

İNŞAAT


Başta Ece ve Burak olmak üzere, tüm Bozbalıklıların üzülmesine sebep olan gerçek. Ece Bozbalık'a gittiğinde Burak'a Trabzon sahiliyle ilgili üzüntüsünü anlatır. Bir zamanlar dalgaların çarptığı kıyılar artık doldurularak yol olmuş, eskiden deniz kıyısında olan şirin evler artık denizden metrelerce içeride kalmış, yerlerine alışveriş merkezleri yapılmıştır. Bozbalıklılar, Trabzon'un günün birinde artık Karadeniz değil İç Anadolu şehri haline gelmesinden endişe etmektedir. 

JANDARMA


Bozbalık Köyü'nün karizmatik jandarma komutanı. Ece'nin ve üvey kardeşlerinin babası Kadir Kara'nın kaybolmasıyla ilgili gizemi çözmeye çalışıyor. Bir zamanlar Ece'yle çok yakındılar. Ece köye geri dönünce, babasına ne olduğunu bulmak için onunla tekrar yakınlaşıyor. Üç ay önce evlendiği Meryem'in gözü bu ikiliden ayrılmıyor. Ama sonra her üçü için de pek iyi şeyler olmuyor.

KALANDAR


Bozbalık halkının şu sıralar hazırlanmakta olduğu yöresel şenlik. Rumi Takvim'e göre yeni yılın ilk günü 13 Ocak'tır, dolayısıyla o gece Bozbalık ve civar köylerde Kalandar olarak kutlanır. Bu, aslen bir Rum geleneğidir ancak zaman içinde tüm yöre halkının benimseyip kutladığı bir şenlik haline gelmiştir. Kalandar ritüellerine bağlı olarak herkes orman adamı, kurt adam, karakoncolos gibi bir yaratığın kılığına kostümüne girer. Bozbalık meydanında üç büyük ateş yakılır, kemençe ve davul çalınır, insanlar horon oynar, çeşitli tiyatrolar sergilenir ve herkes hep bir ağızdan Kalandar manisi söyler. Bu yılki şenliklerde Mehmet de görev alacaktır. Ve tam o gün İstanbul'dan dönecek olan yazar Ece Duman'ın da şenliğe katılımı beklenmektedir.

LAZ BÖREĞİ 


Ece'nin köye gittiği ilk gün çay bahçesinde yediği tatlının adı. İki çeşidi mevcuttur. Ece'nin yediği sıcak muhallebili olandır. Diğeri ise kuru Laz böreği olup pudra şekeri ve toz fıstıkla servis Her ikisi de adında geçen börek kelimesinin aksine aslında baklava gibi bir tatlıdır. 

MÜNEVVER 

Ece'nin üvey, Nilgün ve diğerlerinin öz annesi. Kadir'le evlenmiş ancak Ece'yi sahiplenmemiş ve ona iyi davranmamış. Dördüncü çocuğu Melek'i doğurduktan sonra bir gece ansızın evi terk etmiş. O günden beri ondan haber alan yok ve nerede olduğunu, hatta sağ olup olmadığını bile kimse bilmiyor.

NEFRET


Bozbalık'ta adım başı karşınıza çıkan duygu. Bozbalık son derece huzurlu ve sakin bir köy gibi görünmesine karşın karanlıkta gizlenen çok fazla sır var ve herkes birilerinden nefret ediyor. Nilgün Ece'den, Meryem de Ece'den, Ali Burak'tan, Mehmet her şeyden. Köylüler böyle giderse kendi sonlarını getirecekler, haberleri yok.

OFLUOĞLU, MERT


Bozbalık Serisi'nin yazarının adı. Geçen ay ilk kitabı Ters Düz yayımlandı. Şimdilerde serinin ikinci kitabını yazıyor ve yaklaşmakta olan büyük felaketi önlemek için köylüler arasında uzlaşma sağlamaya çalışıyor.

ÖRGÜ


Nilgün'ün küçük Melek için (ya da aslında vakit geçirmek için mi?) ördüğü bere. Bozbalık'ta kışlar çok sert geçiyor! 

PALAMUT


Ece'nin eve Alileri ve Burak'ı çağırdığı akşam köy balıkçısından aldığı balık.

ROMAN


Kastedilen, Ters Düz'ün içinde, Ece Duman'ın yazmakta olduğu roman. Tanınmış bir yazar olan Ece, adı "Hayatını Renklendirmeyi Unutan Adam" üçüncü kitabında, elli yaşlarında bir ressamın, hem aile hem aşk hayatında bocalamasını ve intihar ile sonuçlanan yaşamöyküsünü anlatacak. Ancak sorun şu ki, içinde en ufak bir yazma isteği bile yok. Tam da böyle bir dönemde Bozbalık'a gitmesi gerekiyor ve bunu romanına başlayabilmek için bir fırsat olarak görüyor.

SİÇU SİÇU


Dağbaştankarasının ötüş sesi. Ormanlarla çevrili bir vadinin orta yerinde olduğu için Bozbalık Köyü adeta bir kuş cenneti! Romanda Ece sabahları dağbaştankarasının sesiyle uyanmayı seviyor ve şehirdeki araba-inşaat gürültülerinden uzakta olduğu için mutlu. 

ŞiMŞEK


Bozbalık'ta hava durumunu önceden tahmin etmek neredeyse imkansızdır. Bazen gün çok güzel ve güneşli başlar, sonra aniden hava kapanır ve yağmur yağar, şimşekler çakar, sonra tekrar güneş çıkar. Kasım ve Aralık ayının yağmurlu olması beklenirken mimozalar çiçek açabilir. Hava durumunun bu kadar değişken olması bölgenin genel özelliklerinden biridir. Ama aman dikkat, sakın Nilgün'ün yanında şimşeklerden söz açmaya kalkmayın, çünkü kendisinin bu konuyla ilgili pek de güzel anıları yok. 

TARLA FARESİ


Bozbalık'ta her gün görebileceğiniz iki hayvandan biri. Diğeri de karacadır. Ece tarla faresini kışın karların içinde yiyecek ararken görmüştür. Karaca da Bozbalık'ta sık sık gördüğü, sevimli bir hayvandır. 

ÜVEY 

Aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan. Bozbalık'ta Ece ve Nilgün, Bora, Mehmet, Melek arasındaki ilişkiyi tanımlamak için kullanılır.

VERANDA


Ece Dumanların evinde bulunan, üstü kapalı, çevresi açık balkon. Aynı zamanda Ters Düz'de pek çok hararetli olaya sahne olan yer. 

YAYINEVİ 

Ece'nin Ayla ve Kerem'le birlikte çalıştığı yer. Gerçi sonra işler biraz değişecek ama olsun. 

ZEMHERİ


Kışın en soğuk dönemi ve aynı zamanda koca karı soğuğunun öteki adı. Bozbalık'taki bazı yaşlı kimseler, karakoncolosun zemheri gecelerinde dışarıda dolaştığına inanılıyor. 

Bu yazıyı seven bunları da sever:

Ters Düz dizi olsa, kimi kim oynasa? 


Ters Düz olmak için 5 sebep 


Ters Düz yorumları 


Bozbalık'la ilgili son gelişmeleri öğrenmek, Bozbalık'ta tam şu anda neler oluyor bilmek için şu adresleri takip edebilirsiniz: 

Twitter


Instagram


Facebook


Youtube




4 Ocak 2016 Pazartesi

2016 KARLA GELDİ!


2016... Ece Duman ve ailesi, pardon, üvey ailesi herkesin yeni yılını kutlar! Ve bu cümlenin içine bir cümle sakladılar. Kırmızı harflerden yola çıkarak şifreyi çözüp onlara yardım edebilir misiniz? Bu soruyu hafta sonu Facebook, Twitter ve Instagram adreslerimde de sordum. Aslında şifre gerçekten çok kolay olmasına rağmen henüz bulabilen sadece bir kişi çıktı, o da birkaç yanlış denemenin ardından. Bakalım siz bulabilecek misiniz? Bence bulacaksınız. İpucu: Kitapla alakalı bir cümle bu. 


Almanya'daki kamp liderim Nadine'i hatırlarsınız yaz post'larımdan... Yeni yıl için İstanbul'a gelmiş ve benimle de görüşmek istedi. Günlerden cumartesi. O kadar kar yağıyordu ki, açıkçası yollara düşüp Taksim'e gitmeyi hiç istemedim ama Nadine'nin başka uygun günü olmadığından da cumartesi buluşmak zorundaydım. Yani buluştuk. Ama o, üniversiteyi İstanbul'da okuduğu için İstiklal'i neredeyse benden daha iyi biliyordu! Onun isteğiyle Limonlu Bahçe'de latte içtik, oturduk, sohbet ettik. Ben Almanya'ya giderken onlara Türkiye'den hediyeler getirmiştim (bunu da yaz post'larından hatırlarsınız), Nadine de bunu unutmamış ve bana "iade-i hediyeler" getirmiş, gerçekten çok düşünceli değil mi? Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz iki Milka ve çikolatalı Alman müslisi bunlar. Anlayacağınız Almanya'dan bazı lezzetli hediyelerim var!


Ocak 2016 sayısıyla birlikte, blog Kafa Dergi'nin 30. sayısı çıkmış oluyor... Bu da demektir ki 30 aydır Kafa blogunuz var. Ama bog yazmaya Eylül 2009'da başladığımı düşünürsek, tam 6 yıldır bu blogu yazıyorum! 


Evet, 2016 karla geldi, bakalım nasıl gidecek? O zaman 2016'nın ilk açıklaması benden gelsin! Bildiğiniz gibi 2015'in son ayında çıkan ilk kitabım Ters Düz, Bozbalık Serisi'nin ilk kitabı. Kitabın sonunda bazı olaylar çözüldü, sonuçlandı, ama yeni olayların da tohumları atıldı. Evet, ben şimdi serinin ikinci kitabını yazıyorum! Hatta adı da belli! Şimdilik daha çok erken olduğundan sadece şu kadarını söyleyeyim: Serinin ilk kitabı Ters Düz'ü beğenenler ikinci kitaba ba-yı-la-cak! 2016 çok güzel bir yıl olsun! 


Burada böyle harika bir müzik eşliğinde kitaptan alıntı cümleler var... Mutlaka dinleyin...