25 Temmuz 2016 Pazartesi

INSTAGRAM GÜNLERİ

Blogların yazın çok sessiz olduğunu konuşmuştuk...

Ben blogda da oldukça aktif olmaya çalışıyorum ama bakıyorum herkes Instagram'da.

O nedenle, ben de bu yaz Instagram'da oldukça aktifim ve sizleri de bekliyorum! 

Bloga dönene kadar tatilimden fotoğraflarımı instagram.com/ofluoglumert adresinden görebilir, Mert tam şu anda ne yapıyor (büyük ihtimalle "yzyrm"dur; yani ya yazıyor ya yüzüyorumdur) diye beni takip edebilirsiniz.

Hadi gelin! 

20 Temmuz 2016 Çarşamba

NASIL GEÇİYOR TATİL - VOL.1

En çok yazarak geçiyor! Evet, roman yazarak. Malum Ters Düz'ün devamını yazmakla meşgulüm ve neredeyse bitti. Bu seferki ilkinden çok daha kalın bir kitap olacak. Tabii ne zaman,nasıl çıkar, şu anda bunlarla ilgili hiçbir fikrim yok... 


Şu anda Marmaris'in küçük bir köyü olan Selimiye'deyim. Köy dediğime bakmayın, burası çoktan Bodrum ve Çeşme'yi aratmayan bir tatil beldesine dönüştü bile. 

Böyle güzel bir yerde ikinci romanını tamamlamakta olan bir yazardan daha şanslı kim olabilir?


Günaydın çilli begonya.


Yıllardır Selimiye'ye gidip geliyorum, bu Losta Tatlıcısı'nın önünden her geçtiğimde aklım kalıyordu. Nihayet tadına bakabildim. Adeti 5 lira olan bu losta tatlısı keçi peynirli olması sebebiyle nam salmış olsa da, tadı aslında sıcak ve şekerli peynirli su böreğini andırıyor. Laz böreği ve künefe karışımı bir şey olduğunu da söyleyebiliriz. Görünüşü tadından daha güzel.



Burada deniz mahsüllerini Sardunya Restoran'da yemelisiniz! Fotoğrafta üstteki kalamar tava, alttaki ahtapot ızgara. Kalamar tava çıtır cips gibi bir şey. Severim ve yerim. Ahtapot ızgaraysa eh, ne diyeyim işte, fotoğrafta göründüğü gibi bir... şey. Böyle bir tabak 40 liradan başlıyor. 


Yukarıda da dediğim gibi, Selimiye çok değişti. Yahu şu küçücük köyde on tane Migros'un, Carrefour'un, Macro Center'ın işi ne? Burada ananas yemesek de olur hiç merak etmeyin! Kenan İmirzalıoğlu buradan ev aldığından beri köyde bu tip lüks market zincirleri açılmaya başladı. Tarkan, Aslı Enver ve tabii Sinem Kobal da Selimiye'ye gelen ünlülerden... Ama şu gittikçe kentleşme olayı cidden bir garip. Köyde daha yerel bakkallar olmalı yani! Trabzon'un yaylalarında kuymak, hamofta satan restoranlar yerine hamburgercilerin, pizzacıların olması gibi bir şey bu...

Neyse çok konuştum gene. Daha anlatacak çok şey var ama bir yerde kesmek lazım. Beni yazın en çok instagram'da bulabilirsiniz, blog'a biraz daha seyrek uğruyorum ama her gün bakıyorum. Ee, sizin tatiliniz nasıl geçiyor?