18 Şubat 2018 Pazar

TELEVİZYONDA İZLEDİĞİM 7 PROGRAM!

Ekranda hep aynı şeyleri izlemekten bıkmadık mı? Sürekli dizi dizi dizi, aynı tarzda programlar, ucuz reality show'lar, izdivaçlar bitti yerine cinayet programları geldi, hele bir de şimdi haftanın yedi günü Survivor başladı ki yine ortalığı tutacak falan ama hep aynı taktik: Kavga, gürültü, dövüş, çirkeflik. Peki ekran gerçekten bu kadar kötü mü? Bence değil. İşte yemekten müziğe, sanattan yarışmaya, size "Aaa, televizyonda böyle bir şey de mi varmış?" dedirtecek program ve kanal önerilerim. 

1 - Kelime Oyunu



Hafta içi ve hafta sonu her akşam yayınlanan Kelime Oyunu, Ali İhsan Varol'un esprili sunumuyla ekranı neşelendiriyor. Beş yarışmacı dört harfliden on harfliye kelimeleri bulmak için yarışıyor. Ekran başında size de soruların cevabını tahmin etmesi kalıyor. Sorulara bazen basit, bazen zor, bazen saçma diyorum ama yine de izlemeye devam ediyorum. Gün birincisi olan hafta birinciliğine, hafta birincisi olan da ay birinciliğine oynuyor. En güzel tarafıysa büyük bir para ödülü olmaması. Bu da yarışmayı daha samimi bir hale sokuyor. Kelime Oyunu, şu sıralar ekrandaki en iyi yarışma programı. 

Kanal: Teve 2 
Ne zaman: 18.45, her gün

2 - TLC




Ben bu kanala ara ara sarıyorum. Şimdi yine öyle bir dönemdeyim. Cnbc-e'yi özlemle ansak da, yabancı programları yayınlayan TLC de idare eder. Dekorasyon ve ev programı sevenleri mutlu edecek formatlar var kanalda. Alaska Evleri, Dağ Evleri, Kumsal Evleri gibi programlarda ev alacaklar farklı konseptlerde üç evi gezip karar vermeye çalışıyor. Emlakçılar evlerin artılarını ve eksilerini söylüyor. Alaska Evleri'nde el değmemiş arazilerde çam ağaçlı geyikli müthiş orman manzaraları, Kumsal Evleri'nde iskele üzerine kurulmuş evler gibi enteresan fikirler sizleri bekliyor. Yurt Dışındaki Evim'de ise her programda farklı bir ülkedeki evler geziliyor, pazarlıklar yapılıyor, ama bir sonuç alamadan evi gezenler "Eee... biz bir düşünelim" deyip hiçbir şey almadan ülkelerine geri dönüyorlar. E bu da böyle bir format. Zaten bir Rus programı ve asıl amacı farklı ülkelerden, özellikle de güney kıyılarından ev almak isteyen Ruslara fikir vermek. Bazen Türkiye'ye de geliyorlar. Kupon Çılgınlığı ve Ekstrem Cimriler'se her şeyini kuponla bedavaya alan, para harcamamak için her türlü yolu deneyen insanları ekranlara taşıyor. Kısacası akıllara zarar bir sürü program var TLC'de. Unutmadan, Kalabalık Aile, Adam ve Danielle'in beşiz bebekleriyle olan maceralarını anlatıyor! Ağlayan, etrafı dağıtan bebekler, onların sağlık sorunları derken bazen bebekleri unutup çiftimizin gündelik yaşantısını da gösteren bir "doğal" reality show aslında bu. Program bizde birkaç yıl geriden geliyor olmalı. çünkü internetten baktım, şimdi beşiz bebekler büyümüş, karta kaçmışlar. Ama yine de bebek bebektir yav.

3 - Sony Channel



Sony Channel de TLC gibi her telden yayın yapıyor. Bir yandan Gossip Girl, Pretty Little Liars gibi yabancı dizilerin tekrarlarını verirken, öte yandan Lale Devri ve Karagül gibi yerli dizileri gösterebiliyor. Arada The Dr. Oz Show’a ya da Planet Mutfak’taki yemek programlarına da rastlayabilirsiniz. Akşamlarıysa, bazen yakın tarihte gösterime  girmiş ya da popüler yabancı filmleri göstererek şaşırtabiliyor.

4 - Mezzo TV



Benim gibi caz müziği, dev caz orkestralarını, blues ve klasik müzik gibi türleri seviyorsanız, Mezzo TV tam size göre! Sabahtan akşama dek arka planda açık durabilir, hafif hafif çalan müzikle oradan oraya salınabilirsiniz. Ella Fitzgerald konserlerine de rastlayabilirsiniz, tiyatro ve opera gibi gösteriler de. Geçenlerde Handel'in Agrippina operasını havuz başında geçen değişik bir sahnelemeyle gösteriyorlardı. Sürprizlerle dolusun, Mezzo TV. 

5 - Bloomberg HT



Doğa Rutkay’la Her Şey Bu Masada, Ayhan Sicimoğlu ile Renkler, Bloomberg HT Magazin, Silvia's Italian Table, Spice Trip gibi pek çok yerli yabancı program var bu kanalda. Spice Trip'te yemekleri farklı kılan baharattır mottosuyla iki aşçı yerel baharatları keşfe çıkıyor (hatta ben bu yazıyı yazarken yani bugünkü bölümde Türkiye'ye gelmiş kimyonlu yemekler yapıyorlardı). En sevdiğim I Own Australia's Best Home’da ise (ama şu sıralar vermiyor, ellerindeki bölümler bitti galiba) Avustralya’nın en güzel evini arayan üç tasarımcıyla birbirinden değişik evlere konuk olabilirsiniz. Evet, en son izlediğimde içlerinden biri kaldığı evi test etmek için duş bile yapıyordu! "Sıcak su akmıyor!" 

6 - Sizi Böyle Alalım 




Pınar Altuğ Atacan zaman zaman yemek programı yapıp sonra ara veriyor, sonra tekrar geliyor falan (içerik olarak değil ama bu açıdan Derya Baykal’ın programı gibi aslında). Şimdilerde de Fox’ta Sizi Böyle Alalım diye bir yemek programı yapıyor Altuğ. Çok da güzel yapıyor, bir saatte güzel tarifler veriyor. Bazen ünlü konuklarla, bazen de, herhalde çağıracak ünlü bulunamadığı için “sıradan” insanlarla mutfakta yemek yapıp sohbet ediyor. Eli yüzü düzgün, temiz bir program. Ah bir de şu tarifleri altta hızlıca kayıp giden bantla değil de, daha geniş geniş, uzun uzun gösterseler. 

Kanal: Fox
Ne zaman: 12.45 

7 - Bonus: Diziler

Gülizar



Gülizar: Karanlık Orta Çağ şatolarını andıran bir çiftlikte geçen dizide, belki fazla sürpriz yok ama iyi oyunculuklar, temiz, akıcı ve anlaşılır bir senaryo var. Farah Zeynep Abdullah oyunculuğu bırakıp şarkıcılığa soyunmaya iyiden iyiye başlamış olacak ki, son projelerinde sürekli şarkı söyleyen karakterleri canlandırıyor. Gülizar karakteri, enerjisi, muzipliği, hırçınlığı ve tavırlarıyla geçen sezonun iddialı dizisi Hayat Şarkısı'nda Burcu Biricik'in canlandırdığı Hülya'yı andırıyor yer yer. Dizinin casting'i oldukça iyi. Berk Cankat sakin, soğukkanlı veteriner Murat rolünün altından başarıyla kalkıyor, Ebru Cündübeyoğlu Suzan rolünde döktürüyor. Dizinin gizli favori ikilisiyse Emre Taşkıran'ın Teksoy'u ve Mahperi Mertoğlu'nun Şerif'i. Gerçekten belalılar ama çok da komikler! Ben böyle kalabalık oyuncu kadrolarını, detaylı karakter listelerini seviyorum. Bir kitap okur gibi izliyorsunuz çok karakter olunca. Laf aramızda, ilk bölümünü, yani kızın yıllar sonra babasının yanına, kırsal hayata dönmesi vb. hikayesini benim Ters Düz'e de birazcık benzetmedim değil. 

Kanal: Kanal D
Ne zaman: 20.00, cumartesi 

- Yuvamdaki Düşman 



Aslı Tandoğan melek Yasemin, Ece Çeşmioğlu ise melek yüzlü şeytan Ceren karakterinde son derece başarılılar ama iyi konusuna/çıkış noktasına rağmen senaryosu hiç iyi yazılmıyor Yuvamdaki Düşman'ın. Bakıcı olarak eve girip kafayı taktığı Yasemin'in kocasını, bebeğini ve evini elinden almak isteyen Ceren'in yapamayacağı kötülük yok. Evin her köşesinden, duvarların arkasından, vazoların ardından sinsi sinsi çıkıp planlar yapıyor. Ancak senaryo i-ler-le-mi-yor. Nebahat Çehre de bu nedenle diziye pek bir etki yapamıyor. Tıpkı Ufak Tefek Cinayetler gibi hayatını kaybeden değil ama hastanede olan bir karakteri göstererek, flashback vs. yaparak ilerliyor dizi, bu da dizilerde yeni moda oldu sanırım. Ama bu dizinin böyle bir şeye ihtiyacı yoktu. Biraz soğuk, mesafeli duruyor şimdilik Yuvamdaki Düşman. Perşembe akşamları Vatanım Sensin, Bizim Hikaye gibi dizilerin karşısında başlaması da baştan 1-0 geride başlattı Yuvamdaki Düşman'ı. Yine de, psikolojik-gerilim türündeki hikayesiyle yeni bir Güllerin Savaşı olan diziyi, eğer reyting kurbanı olmazsa izlemeye devam edeceğim. Aslı Tandoğan için, müzikleri için, kısmen de olsa alternatif bir iş olduğu için. Ama senaryonun acilen toparlaması şart! 

Kanal: Show 
Ne zaman: 20.00, perşembe 

Ufak Tefek Cinayetler



Daha önce de yazmıştım, sezon başından beri oyunculukları için izlemeye devam ettiğim tek dizi ancak şu aşama itibariyle fazla teatral bir hal almış durumda. Bendeki inandırıcılığını kaybetmeye başladı. Her şey fazla dekor, fazla kostüm gibi duruyor her geçen bölüm. Gökçe BahadırAslıhan GürbüzTülin Özen kendilerini hala izlettiriyor ama yabancı dizileri düpedüz taklit eden (Desperate Housewives + Big Little Lies) olay örgüsü ve konusu Ufak Tefek Cinayet'leri her geçen bölüm daha yapmacık bir vaziyete sokuyor. Zamanda bir ileri-bir geri gitmek yedi bölümlük bir dizi için doğru strateji olabilir ama hiç kimse Haziran'a kadar bir cinayetin işlenmesini beklemez, kusura bakmayın. Bir de sezon sonunda ölecek olan kişinin, şimdiye kadar görüp tanıdığımız karakterlerden biri olması gerekir. Gerçek polisiye böyle yazılır. Yoksa son bölüm araya sıkıştırıverilmiş bir figüranın camdan düşmesi, hiçbir anlam ifade etmez. Ufak Tefek Cinayetler beni biraz sıkmaya başladı... 

Kanal: Star
Ne zaman: 20.00, salı 

Aşk-ı Memnu



Ve bonusun bonusu! Hangimizin gözü, ekranda tekrarı çıkınca ona şöyle bir takılmıyor ki? Beren Saat'li Bihter'i, Kıvanç Tatlıtuğ'lu Behlül'ü, Adnan Bey'i, Matmazel'i, Firdevs Hanım'ı... Şimdi de böyle dizi çeksinler istiyorum ya, çok şey mi istiyorum!

Kanal: Teve 2
Ne zaman: 12.00, hafta içi 

Peki siz bu programlardan hangisini izliyorsunuz? Yoksa ilk kez benim bu yazımla birlikte mi öğreniyorsunuz çoğunun varlığını? Hadi yazın bana ve yeni tavsiyeler de verin! Yorumlarınızı merakla bekliyorum! 

Sevgiler...

Sosyal medya hesaplarım: 

twitter: @ofluoglumert
instagram: @ofluoglumert
facebook: @ofluoglumert 

13 yorum:

  1. Kelime oyunu güzel bir program. TLC'ye arada bakıyorum. Güzel programlar olabiliyor.Paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Gülüzar"ı beğenerek izliyorum.Senin tavsiyene mazhar olduğuna sevindim.Ayrıca;seyahat, yemek vs izlenimlerini okumak isteriz.Selam.

    YanıtlaSil
  3. Kelime Oyunu gerçekten seçkin ve güzel bir program :)

    YanıtlaSil
  4. ufak tefek cinayetleri ben de izliyorum, güzel dizi bence :)

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Ben de Gülizar, TLC'deki Alaska evleri ve Ufak Tefek Cinayetler'i seyrediyorum. Ancak benim sorunum diziler 5. veya 6. bölümde tekrar yapmaya ve konuyu uzatmaya başlıyor, bu da beni sıkıyor ve uzaklaşıyorum diziden. İlla ki 30-40 bölüm çekmek zorunda değiller aslında, bir hikaye var ve 15 bölümde bitecekse bitsin, tadı damağımızda kalsın istiyorum. vay bee ne diziydi diyelim, sezonda 2 farklı hikaye izleyelim, olmaz mı? Mesela La Casa de Papel izlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim, her bölüm sonunda diğeri için nefesinizi tutuyorsunuz resmen, 16-17 bölümde de bitiyor. Ben böyle diziler izlemek istiyorum..

    YanıtlaSil
  7. Kelime Oyununu bende zevkle izliyorum. Ufak Tefek Cinayetler de favorim.

    YanıtlaSil
  8. hımm mezzo bakayım. meyrem ve bizim hikaye izliyom halen yeni bir dizi seçmedim daha :) yerli skam yapsınlaar :)

    YanıtlaSil
  9. Lifetime'ı da öneririm, televizyon açmışsam ya TLC ya Lifetime takılıyorum.. Ufak Tefek Cinayetler beni hala sıkmadı salı günlerini sabırsızlıkla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  10. Ev programlarına zaman zaman rastlıyorum TLC de ama kanalı bir türlü kafamda sabitleyemedim. Programı seviyorum ama hep yayınlandığı kanalı unutuyorum! Artık unutmam. :)
    Sony müthiş güzel bir kanal. İlk zamanlar harika dizileri vardı. Şimdi sinema filmlerini yakalarsam izlemeye çalışıyorum. Ama keşke altyazılı verseler sinema filmlerini...
    Aşk-ı Memnu, son yıllarda başından sonuna kadar izlediğim nadir dizilerden birisiydi. Son zamanların dram dizilerini takip edemiyorum. Yeni dizilerden ufak tefek cinayetleri biliyorum ama mesela Gülizar'ı hiç duymamıştım.
    Mezzo tv yi araştıracağım. İlgimi çekti.
    Çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  11. Kelime Oyunu, Ufak Tefek Cinayetler düzenli izlediklerim, arada TLCye, Gülizar'a bakıyorum. Aşk-ı Memnu'yu Annem izliyor, arada bakıyorum ona da :)

    YanıtlaSil
  12. cnbc-e yanında tlc çok zeka özürlü ve amerikan.

    Kelime oyunu iyi ama 7 gün izlemek bana daral veriyor:)
    Bloomberg'in de ekonomi programlarını halkın anlayacağı dilden yapsalar ülkem insanı şimdiye ayaklanmıştı.. ah ah..
    dizilerin en iyisi ise henüz yapılmadı bence.
    :)

    YanıtlaSil
  13. Ufak tefek cinayetleri ben de izliyorum. Çok seviyorum hatta, inşallah bu sezon biter ama dediğin gibi :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim!