1 Şubat 2026 Pazar

Pazar Tavsiyesi: Din Felsefesi Üzerine İyi Bir Korku Filmi

Hafta sonları bile erkenden uyanan benden, günaydın!

Çok yeni izlediğim bir filmi (dün gece), sevebileceğinizi düşünerek taze taze paylaşmak isterim.

Havalar tekrar soğuyunca, belki bu pazar gününü benim gibi evde kitap okuyarak ve film izleyerek değerlendirmek istersiniz.

Eğer bu bir film değil de kitap olsaydı, kesinlikle Mert'in Kitap Kulübü listesinde olurdu, öyle söyleyeyim...

İnanç nedir? İçimizden geldiği için inandıklarımız mı, bize inanmamız gerektiği söylendiği için inandıklarımız mı, yoksa inanmamaya cesaretimiz olmadığı için inanmayı seçtiklerimiz mi? İki rahibe misyoner kız, kiliselerinin tanıtımını yapmak için, listelerinde olan yaşlı bir adamın evinin kapısını çalarlar. Kapı önünde konuşurlarken, bu hayli iyi niyetli ve kendi halinde görünen yaşlı adam onları evin içine davet eder -çünkü yağmur yağmakta, hava iyice bozmaktadır. Kızlar inançları gereği, eğer evde bir kadın yoksa, adamın evine adım atamayacaklarını belirtirler. Adamsa, tüm güler yüzlülüğüyle, karısının mutfakta olduğunu, hatta yaban mersinli turta yapmakta olduğunu söyler. Ve kızlar ona inanır. Ya sonrası?

2024 yapımı Heretic, son zamanlarda izlediğim iyi filmlerden biri oldu (Geçtiğimiz sene Pearl'ü izlerken de aynı hissiyata kapılmıştım. O da çok iyiydi!). Din felsefesi, entelektüel tartışmalar ve elbette korku/psikolojik gerilim seviyorsanız kaçırmayın. Esrarengiz bodrum katları, kapı gıcırtıları, dehşetli bir iki sahne var ama korkudan ziyade psikolojik gerilim demek bence daha doğru olacaktır (Pearl de korku filmiydi; ama psikolojik gerilim ve dram tarafı müthiş bir şekilde öne çıkıyordu, lütfen Mia Goth'un muazzam bir performans sergilediği o filme de bakın). Ki bu daha güzel. Hatta tam da bu nedenle, bilinmeyen korkunun ve felsefi diyalogların ön planda olduğu ilk yarı daha iyiyken, görünür korkunun devreye girdiği ikinci yarı korku filmi klişelerine yenik düşmeden edemiyor. Ama filmin tek mekanlı yapısının yarattığı klostrofobik atmosfer çok başarılı. Müzikler hakeza öyle.

Peki ya oyuncu kadrosu? Bir kere filmin başrolünde Hugh Grant var. Yakışıklı, iyi romantik komedi erkeği rollerinin ardından bu yaşında onu böylesine karanlık bir karakterle gördüğümüze şahsen pek sevindim. Performansı on numara. İki genç rahibeyi canlandıran Sophie Thatcher ve Chloe East da çok iyi performanslar sergiliyor (Thatcher'ın oyunculuğunu biraz daha fazla beğendim ve film boyunca onun "Wednesday" Jenna Ortega'ya benzediğini -ya da tam tersi- düşünmeden edemedim).

Puanım 8/10. Tavsiyedir efendim.

Keyifli bir pazar günü ve şimdiden iyi bir hafta olsun.

Son zamanlarda izlediğiniz iyi filmler varsa, ben de önerilerinizi duymak isterim.

Pazar Tavsiyesi: Din Felsefesi Üzerine İyi Bir Korku Filmi

Hafta sonları bile erkenden uyanan benden, günaydın! Çok yeni izlediğim bir filmi (dün gece), sevebileceğinizi düşünerek taze taze paylaşm...