9 Şubat 2016 Salı

TERS DÜZ TRABZON'DA!

Yaklaşık bir ay boyunca Trabzon'daydım. Tabii Trabzon'un, kitabım Ters Düz'deki olayların geçtiği kurgu ürünü Bozbalık Köyü'ne ev sahipliği yaptığını siz artık benden iyi biliyorsunuz. Kitabımla Trabzon'a, memleketime, evime ilk kez gittim. Mutluydum. İşte şimdi Trabzon'da bir ay boyunca neler yaptığım...


Önce sürprizle başlayayım... Ters Düz'ün devamı, Bozbalık Serisi'nin ikinci kitabı geliyor! Gece gündüz demeden yazan ben, yazı köşemden bu kareyi sizlerle paylaşmak istedim. Kitabın adı ve konusu şimdilik bende kalsın, ama şu kadarını söyleyeyim: Ters Düz'ü sevenler buna ba-yı-la-cak! Çünkü Bozbalık'ta sular durulmuyor!


Trabzon'da belki de son elli yılın en yoğun karı! Tam da manzaraya karşı kitap okumalı... Ben böyle mani gibi söylüyorum ama, İstanbul'a kar yağdığı zaman Trabzon'a da kar yağdı ve gerçekten de son zamanlarda görülmemiş bir kardı bu. İki gün boyunca şehir merkezine bile durmadan yağdı. Havalar buz kesti. (Fotoğrafta en arkada denizin üstüne kurulan iş makinelerini görüyorsunuz. Deniz dola dola bitecek yakında,Trabzon İç Anadolu'da kalacak!)


Karlı, buz gibi bir günde, şehrin en sıcak kitapçısında kendi kitabına rastlamak... 


Masamdan bir kare... Kalemler, ayraçlar, atıştırmalıklar... 


Odamın en sevdiğim köşesi! Duvarda gördüğünüz, bir kitabın çıkmasını anlatan puzzle-tabloyu yıllar önce, bir gün kendi kitabımı çıkarma hayaliyle yapmıştım... 


"Hamsi, mezgit, istavrit, Ters Düz" adlı çalışmam. Bu fotoğrafı salaş ama pahalı bir restorana gittiğimde çektim, artık mekanlar küçülüyor ama fiyatlar artıyor, ne ilginç değil mi? Daha da ilginci ise fındığın kilosunun Trabzon'da 40-50 lira olması. Normalde Trabzon'da ucuz olması gereken bu tip yiyecekler aksine orada çok daha pahalı. 



İstanbul aşağı İstanbul yukarı... Ama ısrarla söylüyorum: Trabzon kültürüyle, tarihiyle, renkleriyle, dokusuyla ve çeşitliliğiyle en az İstanbul kadar etkileyici, büyüleyici ve önemli bir şehir. Ben Trabzon'u çok seviyorum... Trabzonlu sanatçı (yazar, çizer/karikatürist/ressam, şair, gazeteci, müzisyen, oyuncu, yönetmen ve diğerleri) sayısı inanılmaz... Aslında tek başına bu bile Trabzon'un ne kadar zengin bir kültürel ortamı olduğunu gösteriyor... Neyse, bu girişten sonra geleyim asıl konuya... Dün şehrin en şık kitabevinde, tamamen tesadüfi bir şekilde, bol ödüllü karikatürist, gazeteci ve muhabir Hikmet Aksoy'la karşılaştım... Böyle resmi bir şekilde yazdığıma bakmayın, Hikmet Amca'dan bahsediyorum... Ben ilkokuldayken yaptığım çizgi romanları, hikayeleri görmüş, benimle gazetedeki kültür sanat köşesinde bir röportaj yapmıştı Hikmet Amca... İşte uzun zaman sonra, dün, kitabevinde karşılaştık... Birbirimize heyecanla, özlemle sarıldık! Bu karşılaşmamızla ilgili öyle güzel şeyler yazmış ki kendi sayfasında... "Bu genç yazara dikkat... Genç-yaşlı birlikteliği..." diye başlamış. "Mert Ofluoğlu'nu ilkokul sıralarında iken tanıdım... O yaşında çizdiği resimli romanları gösterdi. Hepsi birer maşallahlıklı çalışmalar... Çalıştığım gazeteye her hafta düzenlediğim kültür sanat sayfasında Mert'in çalışmalarından övgü ile söz ettim. Aradan yıllar geçti. Dün 'Aaa Hikmet Amca' diyerek boynuma sarıldı. Maşallah, Mert tam bir delikanlı olmuş... Başarılı çizgi çalışmalarını anımsadım birden... Kitabını getirdi, imzalayıp verdi. Mert'in kitabı bir roman... Adı Ters Düz... Mert Ofluoğlu'nun ilk göz ağrısı, ilk romanı... Aklınızdan 'ilk' olduğu için sakın sıradan bir eser olarak düşünmeyiniz. Mert önce güzel Türkçesiyle, sonra kurgusuyla başarılı bir esere imza atmış... Diyeceğim o ki, Mert Ofluoğlu bir ilke, ama başarılı bir ilke imza atmış bulunuyor. Mert'i izlemenizi öneriyorum..." Hikmet Amca işte böyle... Yaptığı karikatürler gibi hem esprili hem düşündürücü hem de samimi/sevecen bir dille konuşur... Bu sıcacık sözleri, içten dilekleri için ona çok teşekkür ediyorum...(Fotoğrafta onun elinde benim kitabım, benim elimde de onunla yapılan söyleşi kitabı var. Kitaplarımızı birbirimize imzalayıp verdik, güzel de fotoğraflar çektirdik. İşte Hikmet Amca'nın "genç-yaşlı birlikteliği" demesi bundan...)


Blogda sizlerle paylaşmıştım radyo programına konuk olduğumu... Geçen yıl yarıyıl tatilimde Trabzon uçağımdan iner inmez ayağımın tozuyla Kalandar'a koşmuştum (bu deneyimi Ters Düz’de Ece Duman’ın başından geçecek bir olayı anlatmak için yaşamıştım), bu yıl da Trabzon’a gelir gelmez radyoya koştum diyebilirim. TRT Trabzon, Trabzonlu genç bir yazar olmam sebebiyle beni programa davet etti, ben de katıldım. Kelimenin tam anlamıyla sımsıcak, sanki evde koltuğumda oturuyormuşçasına rahat bir sohbetin içinde buldum kendimi. Söylemek istediğim bir sürü şeyi söylemedim belki, çünkü sohbet öyle güzel bir yere gitti ki, her şey tamamen doğaçlama gerçekleşti. Ters Düz’ün çıkış noktasının Trabzon gibi etkileyici ve büyüleyici bir şehrin kitaplarda daha çok ön plana çıkmasını istemem olmasını, Bozbalık Köyü’nün nasıl doğduğunu, kitabı, kitap kokusunu, teknolojiyi, sanala hapsolmamayı, yapmak istediğim diğer şeyleri, yazdığım şeyleri televizyona uyarlama isteğimi, çocukluğumu, Can Yayınları'nın masal yarışmasında kazandığım ödülle hayatımda radyoya ilk kez beşinci sınıfta yine TRT Trabzon'la çıktığımı konuştuk. Buyurun, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için kaydı işte burada:



Tamam, yazı özlemek için daha çok erken ama aramızda birazcık özleyenler olabilir... Birazcık.


Bu da güneşli bir günde, Rize yolunda, Sürmene'deki Memiş Ağa Konağı'ndan...

 

Kimi lüks restoranlar otantik olsun diye soba başı keyfi sunuyor. Diğer fotoğraf ise Trabzon yemek kültürünün vazgeçilmezlerinden olan kıymalı&peynirli pide ikilisi. Eve sipariş. 


Okuması kolay ama yazması zaman aldı...


Ve yine Trabzon'da, benim de çocukluğumdan beri gittiğim, verdiğim kitap siparişlerini anında getiren kitapçının vitrininde benim Ters Düz'üm...

İşte böyle... İstanbul'a döndüm ve bu gri şehirde koşturmaca bir kez daha başladı... Ben şimdilerde gece gündüz demeden Ters Düz'ün devam kitabını yazmakla meşgulüm... Takipte kalın dostlar!

12 yorum:

  1. Mertcim ne güzel hayallerini birer birer gerçekleştiriyorsun, yeni romanını da merakla bekliyoruz, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir karsilasma olmus Hikmet Amca'yla:)

    Cok merak ediyorum kitabin devamini... ve yazi ben de özledim simdiden:) Kolay gelsin sana. Selamlar.

    YanıtlaSil
  3. ne güzel bir post tümüyle. kalandere gidişini hatırlıyom ve ilk senden duymuştum. ikinci kez de senden duydum romanında. demek trabzonda denizi dolduruyolar ha bu da ilginç bak. diğer tüm sölediklerin de çokoş. kitap yazma köşen de tam olarak bir yazara uygun :)

    YanıtlaSil
  4. çok güzel anlar bunlar , güzel dönüşler , anılar ...

    YanıtlaSil
  5. Ne kadar güzel! Gurur verici bir şey olsa gerek kitaplarınıza sevdiğiniz yerlerde rastlamak.
    Yeni kitabınız için başarılar dilerim. Ters Düz'ü henüz okumadım, ama mutlaka okuyacağım.

    YanıtlaSil
  6. Doldura doldura bitiremediler vallahi denizi çok canımı sıkan bir mesele bu benim. Güzel şehrimizi böyle böyle bozacaklar diye korkuluyum. Bu arada Ters Düz'ü okudum ve çok beğendim. Blog'um da yorumlamasını bulabilirsin, başarılarının devamını dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, yazı da harika olmuş! :)

      Sil

YORUMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!