Her konuda bilgisi ve inanılmaz bir genel kültürü olan canım babamın kadrajlara sığmayan muazzam kütüphanesinin küçük bir kısmı. |
Amor Towles - Moskova'da Bir Beyefendi
Moskova'da Bir Beyefendi, Kont Aleksandr İlyiç Rostov'un öyküsü. Roman,1922-1954 yılları arasında geçiyor. Towles eski zaman klasiklerini andıran bir üslupla, okurla konuşurcasına yazmış. Zaman zaman araya girip fikirlerini belirten yazarın varlığını hissediyorsunuz. Kont'un bir otel içinde başından geçenleri anlatıyor kitap. İçinde gözlem, detay ve insan ilişkileri var. Sevdim.
Sayfa 52'den bir alıntı: "Bir beyefendinin aynaya,
ancak güvensizlik duygusuna kapıldığında baktığına inanırdı. Aynalar insanın
kendini keşfetmesinden çok, kendini kandırmasına aracılık ederlerdi. Genç ve
güzel bir kadının aynada kendisini, en iyi şekilde göründüğüne inandığı otuz
derecelik bir açıyla izlemesine kaç kez şahitlik etmişti? Sanki tüm dünya onu
yalnızca bu açıyla görecekmiş gibi!"
Sayfa 38: "- Konstantin, üzgünüm ama şiir günlerim
artık geçmişte kaldı.
- Kont Rostov, şiir günleriniz geçmişte kaldıysa,
üzülmesi gerekenler biziz, demektir."
Sayfa 163: "Ama yatakta bir o yana bir bu yana dönüp
duran Anna, sabahın ikisinde kalktı, merdivenlerden sessizce inerek sokağa
çıktı ve elbiselerini teker teker topladı."
Biraz pahalı bir kitap. Sanırım sinema filmi de çekiliyormuş.
Hep Kitap. 550 sayfa. 38 TL. Puanım: 4/5
Maxi Dylan Dog Albüm 12
Dylan Dog. Çizimler de, senaryo da yine muhteşem. Ben Dylan Dog’un fantastik değil de gerçek hayat temelli dram hikayelerini daha çok seviyorum nedense. Bu Maxi Dylan Dog albümünde de Şeytanın Gezintisi, En İyi Niyetlerle ve Kötü Bir Fön adlı üç ayrı macera var. Ben en çok En İyi Niyetlerle'yi sevdim. Dylan Dog’un "Anlaşılan artık hayaletler ve benzerleri eski İngiliz malikaneleri için taştan şömine ya da doldurulmuş geyik başı gibi vazgeçilmez özelliklerden oldular… Ona şatosundaki heyecan verici derecede tehlikeli tek şeyin normalin üstündeki nem olduğunu söylediğimde mülk sahibinin canı çok sıkıldı!" sözleriyle açılan macerada, Dog bir trafik kazası yapıp bir kadının ölümüne sebep oluyor. Biz de onun vicdanı ve bu olayı haber yapan basınla yüzleşmesini/hesaplaşmasını okuyoruz. Tabii sonradan öğreneceğimiz bazı şeyler gösterecek ki, işin içinde başka işler de var.
Şeytanın Gezisi macerasında da Dog’un kahvaltı masasında çay içip "special tea biscuit" yediği sahneleri özellikle sevdim. Eğer iyi bir kitap kurduysanız, mutlaka çizgi romanlara da şans vermelisiniz!
Lal Kitap. 290 sayfa. 32 TL. Puanım: 3.5/5
Kazuo Ishiguro, bu kitabıyla 2017'de Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. İngiltere'nin son dönemlerinde bir malikanede çalışan bir baş uşağın hikayesini anlatıyor. Çay saatleri, şömine başı sohbetleri ve İngiltere taşrası kitabın arka fonunu oluşturuyor. Türkçe çevirisi de son derece başarılı.
Yapı Kredi Yayınları. 208 sayfa. 25 TL (özel baskı). Puanım: 4.5/5
Tuhaf Dergi'nin Mayıs sayısında benim de bir hikayem var! Ay bitmeden almayı unutmayın.
Sosyal medya adreslerim:
çizgi romana bayılırım ama dylan dog bir türlü sevip okuyamadım 1-2 hikayede sanırım benim sevdiğim başka bir karakterle macerası vardı oradan tanıyorum..
YanıtlaSilMoskova'da Bir Beyefendi ilgimi çekti :))
YanıtlaSilbu okuma merakı babadan mı geçti acaba, maşallah kütüphaneye...
YanıtlaSilheey dylan dog yeni ha, bende bütün serileri var yaaa, büyük küçük hepsi, maxi 12 bi bakayım, yeni madem :)
YanıtlaSilMerhaba blogunuz çok güzel ,keyifle okunan bir blog olmuş, saygılar...
YanıtlaSilMoskovo'da bir beyefendi süper ;)
YanıtlaSilTuhaf dergisi'nde her ay yazıyor musunuz?
YanıtlaSilİadeyi ziyaret yapayım dedim. Bu arada, babanızın muazzam kütüphanesinde gözümü alamadım. Takipteyim...
YanıtlaSilKütüphane muhteşem :)
YanıtlaSilGünden Kalanlar'ın filmi vardı, değil mi?