15 Aralık 2014 Pazartesi

TRABZON'DA MUTLAKA GİTTİĞİM 6 KAFE



Şimdi sizleri Trabzon'a götürüyorum... En sık gittiğim altı harika kafeye... Gerek menüleriyle gerek atmosferleriyle muhteşem mekanlar... Mitra, Time's Coffee, Soho Green’s, Vira, Edward’s Coffee, Chef Edward’s... Bu kafeleri Karaköy'dekilerden ayırt edemeyeceksiniz.

Mitra


Meydanın tam ortasındaki Mitra kafenin önünden geçerken, kendinizi kısa bir an için Fransa'da zannedebilirsiniz. Küçük bir yer olmasına rağmen ev sıcaklığındaki sevimli iç dekorasyonu ve kaldırıma dek uzanan masalarıyla Mitra, çay saati için de şehrin en uygun kafelerinden. Arka planda çalan müzikler de pek hoş. Açıldığı günden beri bu Avrupai atmosferini koruyan Mitra’nın müşteri profilinde de Trabzon'a gelen yabancı turistler çoğunlukta zaten. Güzel haberse kurabiyelerin, keklerin ve dondurmaların çoğunun ev yapımı olması. Yolunuz bu taraflara kış aylarında düşerse, nefis salepten de tatmanızı şiddetle öneririm. Ve son olarak, Mitra'nın tüm bu artılarına bir de fiyatlarının çok uygun olmasını ekleyeyim. Anlatırken bile çok özledim Mitra'yı! Trabzon'a gidince mutlaka ilk önce oraya uğrayacağım.
Yemek kalitesi: 8 Servis: 8 Atmosfer: 8
Time's Coffee




 


Time’s hem kafe hem restoran olarak hizmet sunuyor. İçeri girdiğimde dikkatimi ilk çeken şey, duvarlardaki çeşit çeşit saatler oldu. Yani adının hakkını veren bir mekan Time's. Ne var ki, saatler yalnızca dekorasyon olarak kalmış, çünkü hiçbiri çalışmıyor! Çalışsalar çok daha anlamlı ve güzel olurmuş. Pasta, kahve ve hellim peynirli salata kafenin en çok tercih edilen çeşitlerden. Fakat yiyeceklerin tadı her yerdekinden pek de farklı olmadığından, astronomik fiyatlar ilk bakışta biraz gereksiz kaçıyor. Ayrıca bir iş merkezinin terasına konuşlanmış olan Time’s kafenin manzarasının da öyle yemyeşil bir Trabzon olduğunu sakın ha sanmayın! Kafenin manzarası yüksek yüksek binalar arkasından göründüğü kadarıyla azıcık Boztepe… Ancak yine de Time’s, kendine özgü şık dekorasyonuyla müşteri kitlesini çoktan oluşturmayı ve -şimdilik- korumayı başardı.

Yemek kalitesi: 6 Servis: 4 Atmosfer: 7

Soho Green’s

Israrla araştırmama rağmen, Soho Green’s’in eşine benzerine başka yerde rastlayamadım! Her tarafını yemek istediğim iç dekorasyonu ilk başta belki de o büyük Marilyn Monroe tablosundan ötürü hoşuma gitti, ama hayır, buranın tasarımı gerçekten muhteşem! Trabzon’da sıcak mendil uygulamasını başlatan ilk kafe ve restoran olan Soho’da, ister içerideki koca koltuklarda yayılın isterseniz dışarıdaki masalara kurulun. Dürümleri ve pastaları Soho’nun güzellikleri. Öğle atıştırmasına da akşam yemeğine de gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. E ben de Trabzon'a gider gitmez Soho'ya gideceğim zaten!
Yemek kalitesi: 8 Servis: 7 Atmosfer: 10
Vira


Trabzon’un hem kafelerin çokluğu hem semtin nezihliği açısından Cihangir'i, Moda'sı, Erenköy'ü vb. diyebileceğimiz bir yeri varsa, orası da Beşirli’dir! Şehirdeki her kafe bir tarafta, Beşirli’de açılan kafeler diğer taraftadır. Son yıllarda, apartmanların altında peş peşe açılan kafeler Beşirli’yi tam bir cazibe merkezi haline getirdi. Ancak zirvede uzun süredir Vira var. Özellikle pizzaları, hamburgerleri ve ekleriyle bilinen Vira’dan çıktıktan sonra sahile geçerseniz, Karadeniz’in kıyıyı döven dalgalı sularına taş atabilirsiniz. Ama Vira son üç beş ayda Beşirli'deki müşterilerini yeni açılan başka kafelere kaptırdı mı kaptırmadı mı, işte bunları en yakın zamandaki Trabzon ziyaretime gidince öğreneceğim.
Yemek kalitesi: 8 Servis: 7 Atmosfer: 6
Edward’s Coffee

Meydandaki bir pasajın girişindeki tenis ve golf temalı küçük bir kafe Edward’s Coffee. Belki de bu nedenle bana İngiltere kırsalını ve hatta ekose deseni çağrıştırıyor tasarımı. Önceleri öğrencilerin -ben de dahil- ders aralarındaki uğrak yeri olan bu kafe, artık herkesin gittiği bir yer. Tost ve sandviç çeşitleriyle bilinen Edward’s Coffee’ye giderseniz, benim için mısır taneli Marmaris tostundan söyleyin! Yazarken bile o tosttan çekti canım. En iyisi gider gitmez ben kendime söyleyeyim!
Yemek kalitesi: 7 Servis: 7 Atmosfer: 8
Chef Edward’s

Yukarıdaki kafelerden çok daha sonra açılan Chef Edward’s, kafe tanımında çıtayı iyice yükseldi. Nostaljik tasarımı ve biri avlusunda diğeri içeride olmak üzere sergilediği iki eski otomobille adeta kalite kokan konsepti, astronomik fiyatlarla biraz gölgelenebilir, ama buraya bir restoran olarak da giderseniz asla pişman olmayacaksınız. Sınav başarımı bir de burada kutlamıştık. O nedenle Chef Edward's'taki her anım pek hoş, pek güzel. Akşam yemeği için tavsiye ederim.
Yemek kalitesi: 9 Servis: 8 Atmosfer: 10 
Bu dosyada sadece kafe tarzındaki mekanları ele aldım. Yani balık ve köfte yiyebileceğiniz restoranları tanıtmayı bir başka sefere bırakıyorum. Şehir en son bıraktığımda bu hoş kafelere sahipti. Önümüzdeki ay tekrar gideceğim ve bakalım o zaman nasıl bir Trabzon'la karşılaşacağım?

5 yorum:

  1. Harika bir blog. Tavsiye ettiğiniz yerleri merak ettim. Keşke gidip görme olanağım olsa..

    YanıtlaSil
  2. şimdi oralarda olmak vardııııı

    YanıtlaSil
  3. Trabzona gıdersem aklımda olacagına emınım..sevgıler

    YanıtlaSil
  4. Trabzon, e o zaman giderim ki ben, iyi oldu anlattığın çok hoş yerlermiş, merak ettim doğrusu. Bir de Times Coffee'de saatlerin çalışmaması iyi bence. Yoksa oradaki herkes kafayı yerdi ben bir saatin ritmik sesine bile dayanamam aynı anda o kadar saatin çalıştığını düşünsene :))

    YanıtlaSil

YORUMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!