Metrobüse binmeden önce...
Metrobüse bindikten sonra...
Bu sabah metrobüsle kahvaltıya karşıya gittim ve dönüşte resmen ezilerek geldim bu ne rezalettir ya?
Orta taraflarda boş yer var, ama kimse ilerlemiyor, nedenini anlamak mümkün değil!
Kimin eli kimin cebinde belli değil gittik valla!
Aslında son zamanlarda hep böyle, hiçbir yere tutunmadan gidiyorum çünkü dört hatta sekiz yanında sana yapışmış duran insanlardan elini kolunu oynatmaya fırsat kalmıyor. Düşmeden ayakta kalabiliyorsun da.
O sıkışıklıkta paranı da çalarlar, telefonunu da (ki başına gelen tanıdıklarım var).
Ayrıca o sıkışıklık içinde birbiriyle yer ya da ilerleyelim diye kavga eden, agresif, mutsuz insanlar da yok değil... Yani stres üstüne stres, gerginlik üstüne gerginlik...
İstanbul toplu taşımasından, özellikle metrobüsten acayip sıkıldım/bunaldım ben.
Daha yarım yıl üstüne geleli iki ay olmasına rağmen!
Artık metrobüse binmiyorum, bir yere de gitmiyorum, evde oturacağım, çay içeceğim, kitap yazacağım!
Oh be!

