10 Mayıs 2026 Pazar

Mert'in Kitap Kulübü'nde Bir Maskenin İtirafları konuşuyoruz

İstanbul'da yüz yüze buluştuğumuz kitap kulübüm Mert'in Kitap Kulübü, Mayıs ayı buluşmasıyla birlikte dolu dolu geçen 3 yılını geride bırakmaya hazırlanıyor! 16 Mayıs Cumartesi günü saat 13'te Kadıköy'de buluşacağız.

Kitap kulübümüzün bu buluşmasında, dünya edebiyat tarihinin hayatıyla da ölümüyle de en merak (ve dehşet) uyandıran isimlerinden Yukio Mişima’nın tabu sayılan bir kendini keşif hikayesini ele aldığı ve otobiyografik ögeler de taşıdığı düşünülen (ya da bilinen) romanı Bir Maskenin İtirafları'nı konuşacağız. Ama bu kitabın bir de eşlikçisi olacak; o da Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi.

Hançerli Hanım, Osmanlı’da meddahların anlatageldiği ve 1851 yılında Âlî Efendi tarafından kitaplaştırılmış bir uzun hikaye. Peki Osmanlı’da bu toprakların sokaklarında, kahvehanelerinde anlatılan bir öykü ile dünyanın ta öbür ucunda, savaşın gölgesinde, okul sıralarında geçen, adaletsiz bir varoluşla gönül kırıklığı içinde mücadele eden bir gencin Japon bir yazar tarafından 1949'da yazılmış romanı arasında ne gibi bir bağlantı var? Edebiyat tarihi umulmadık sürprizler ve önyargılarımızı ters düz edecek gerçekler saklıyor olabilir.

"Shakespeare’i çok dert etmeden Hamlet’in tadının çıkarılabildiği zamanlar artık geçti!" diyor Marguerite Yourcenar, ünlü Japon yazar Yukio Mişima hakkında yazdığı deneme kitabı Bir Boşluk Algısı’nda. Kurgusal bir romanda anlatılan karakterlerin her bir hamlesinde yazarın yaşamından izler aramak ne kadar doğru sorusu, bildiğiniz üzere benim de sık sık üstüne düşündüğüm bir konu.

Fakat Bir Maskenin İtirafları için durum epey farklı. Bu kez yazarın kendi hayatından otobiyografik ögeler taşıdığını bizzat kendisinin söylediği bir roman var karşımızda. Mişima kolay olmayanı yaparak maskesini çıkarıyor ve bize kendi öyküsünü tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

Kolay bir hayat değil onunki (ölümü de hiç kolay olmadı). Hep saklanmak zorunda kalmak, hislerinden emin olamamak, hiç de kapılmadığı duygulara kapılıyormuş gibi görünmek ve sahiden kapılmak için kendini zorlamak… Tüm bu uyanışı başlatan küçük tetikleyiciler ve sonra Guido Reni'nin Aziz Sebastian tablosuyla iyice açığa çıkan bir varoluş. Oysa hiç istemezdi böyle bir hayatı olmasını. "Öteki çocuklara gerçek yaradılışlarını olduğu gibi göstermek olanağı tanınmıştı; ben ise hep belirli bir rolü oynamaya kendimi zorlamak durumundaydım."

Güzel bir kurgu ve canlı sahneler. Bize sadece bir çocuğun kendini keşfetme hikayesini değil, bir dönemi ve bir ülkeyi anlatması bakımından da çok önemli. Magnus Hirschfeld, Oscar Wilde, Dostoyevski, Jeanne d'Ar gibi pek çok ismin kitabın sayfaları arasında kendine yer bulması da cabası.

Japon edebiyatının en önemli eserlerinden Bir Maskenin İtirafları'nı kitap kulübümüzün 16 Mayıs'taki Kadıköy buluşmasında detaylıca masaya yatıracağız.

Heyecanla bekliyorum.

Bu da bu kitabın/yazının şarkısı olur mu? Bence çok da güzel olur.

instagram.com/ofluoglumert

instagram.com/mertinkitapkulubu (Detaylı kitap yorumlarım burada)

En son çıkan romanımı incelemek için: https://www.remzi.com.tr/kitap/benim-kucuk-saheserim


Mert'in Kitap Kulübü'nde Bir Maskenin İtirafları konuşuyoruz

İstanbul'da yüz yüze buluştuğumuz kitap kulübüm Mert'in Kitap Kulübü, Mayıs ayı buluşmasıyla birlikte dolu dolu geçen 3 yılını geri...