28 Ocak 2019 Pazartesi

TALİHSİZ SERÜVENLER DİZİSİ: YİNE Mİ ÇOK TALİHSİZ?


Geriye dönüp çocukluğumda okuduğum kitaplara baktığımda, kütüphanemin en özel köşesinde duran seri hiç şüphesiz Talihsiz Serüvenler Dizisi. Ben 13 kitaplık bu seriyi müthiş bir heyecanla okumuştum ve hala ne zaman elime alıp sayfalarını çevirsem, heyecanlanırım. Konuyu herkesin bildiğini tahmin ediyorum: Violet, Klaus ve Sunny Baudelaire kardeşler, anne babaları gizemli bir yangında can verdikten sonra koca Baudelaire servetleriyle öksüz kalıyorlar. Bu servetten sorumlu olan bankacı Bay Poe, onları hiç tanımadıkları uzak mı uzak akrabaları Kont Olaf’ın yanına yerleştiriyor. İçinden kötülük fışkıran Olaf’ın tek amacıysa Baudelaire servetini ele geçirmek. Çocuklar çok geçmeden Olaf’ın gerçek niyetini anlayarak ondan kaçıyorlar, ama Bay Poe’nun onları her seferinde yanına evlatlık yerleştirdiği akrabanın, evli çiftlerin, hatta yedinci kitapta bir kasabanın içine bile kılık değiştirerek sızabiliyor Olaf. Çocuklar da her seferinde ondan kaçmak zorunda kalıyor. Yetmiyormuş gibi, on üç kitaplık seri boyunca pek çok karanlık aile sırrıyla da yüzleşiyorlar.

Seriyi televizyona ya da sinemaya uyarlamak aynı anda hem çok kolay hem de çok zor. Kolay; çünkü elde bolca malzeme (bir sürü karakter, olay örgüsü ve merak unsuru) var. Ama zor da; çünkü kitabın dili, üslubu, formatı alışıldık değil. Baudelaire kardeşlerin yaşadıkları ağır bir dram aslında, mesela diziyi biz kendi televizyonlarımıza uyarlasak, eminim gözyaşı bol bir senaryo çıkarırdık! Dizideyse olaylar izlenebilir olması açısından trajikomik bir şekilde ele alınıyor. Başka türlüsünü on üç kitap boyunca okurun, üç sezon boyunca da izleyicinin yüreği kaldırmazdı çünkü. Yönetmen seriyi her şeye rağmen güldürücü tarafından ele almış ve en kasvetli olayları bile yüzümüzde küçük de olsa bir tebessümle izlememizi sağlıyor. Ama böyle olunca da ne gerçekten üzülmeniz gereken yerlere üzülebiliyorsunuz, ne de gülmeniz gereken yerlere doya doya gülebiliyorsunuz. Yani nihayetinde tatsız tuzsuz bir dizi olup çıkıyor izlediğiniz.

Şeker kasesinin içinden çıka çıka şeker çıktı... Şaşırdık mı: Hayır! 

Yine de, seriye ve kitaptaki ayrıntılara oldukça sadık kalan, bu anlamda okurlarını büyük ölçüde tatmin eden bir dizi bu. Üstelik son kitap hariç her kitap iki bölüm şeklinde uyarlandığı için, olabildiğince keyif alıyorsunuz izlerken. Ama seriyi hiç okumamış olanların diziyi ne kadar anladığından emin değilim. Zira, seriyi baştan sona defalarca, defalarca ve defalarca okumuş biri olarak, ben bile hala GİT’e ve Kont Olaf’ın asıl amacına dair kafamda deli sorularla doluyum. Üçüncü ve son sezonun, Baudelaire kardeşlerin hayatlarındaki gizemleri aydınlatmasını beklemiyordum. Çünkü Talihsiz Serüvenler Dizisi tamamen bunun üzerine kurulu: Okuru her seferinde merakta bırakıp, aslında hiçbir zaman açıklanmayan soru işaretleri üzerine. Ancak sezonun sonuna doğru, bu gizemlerden bazıları aydınlanmaya başladı ve o an fark ettim ki bunu yalnızca beklemiyordum değil, istemiyordum da! Kitapta soru işareti olarak bırakılan, okurları meraktan çıldırtan pek çok olay, dizi izleyicisi için farklı açıklamalarla cevaplanmaya başlayınca biraz tadım kaçmadı desem yalan olur. Mesela gizemli şeker kasesinin içinde “şeker” olduğunu açıklayarak seyirciye “E bunca gürültü patırtı bunun için mi koptu ya, öfffff, çok sıkıcısınız!” dedirtmeye gerek var mıydı, emin değilim. Öte yandan eğer şeker kasesinin içinde ne olduğu açıklanmasaydı da seyirci “Boşuna mı bekledik biz?” diyecekti, o da doğru. Ama çöllerin, denizlerin, buzulların üstünden kargalar tarafından taşınan kaseye hiçbir şey olmaması, bu hayli “gerçekçi” seri içindeki en göze batan “gerçeküstü” öge olarak kaldı mı, kaldı! Ya da Kont Olaf’ın geçmişiyle ilgili bazı flashback’ler gösterilmeli miydi, bunu da bilmiyorum. Ama neyse ki kitaptaki gibi yine yanıtsız kalan pek çok soru vardı.

Olaf'ın sevgilisi Esme'ye: Dağlardan denizaltılarına, seçkin moda parçalarından oluşan gardırobunu bavulunda mı taşıyorsun kuzum sen?

Üçüncü sezon, serinin son dört kitabının uyarlandığı final sezonu olarak, “yeni yılımızın ilk gününü mahvetmek için” 1 Ocak’ta Netflix’te izleyicilerle buluştu. Böylece 2017’nin Ocak ayında başlayan dizi, 2019’un Ocak ayının ilk gününde son buldu. İkinci sezon finalinin sonunda kardeşleri uçuruma sürüklenen bir karavanın içinde, çaresiz bırakmıştık. Neyse ki küçük bir çakıl taşı sayesinde hayatları kurtuldu, ki biz de zaten bunun olmasını bekliyorduk! Sezonun ilk iki bölümü, onuncu kitap olan Kaygan Yamaç’ın uyarlamasıydı. Onu, Mantar Mahşeri adlı on birinci kitabın uyarlandığı bölümler takip etti. Ne var ki bu onuncu ve on birinci kitapların uyarlandığı bölümler, eldeki bolca görsel malzemeye rağmen, çok karikatürize, çok teatral kalmış. Hele karlı Efkâr Dağları sahnelerinde karakterlerin gerçekten o dondurucu soğuk dağlara çıktığına inanmak hayli güç. Daha çok, buz dekorlu bir tiyatro sahnesinde oynuyor gibi bir rahatlık içindeler. Dahası, sanki oraya efektle sonradan yerleştirilmişçesine ortamın gerçekliğinden, inandırıcılığından da bir hayli uzaklar. Yani o buz gibi soğuğu hissetmedim ben orada. Küçücük Sunny buz tutmuş gölün üstünde sanki kum havuzunda oynar gibi otururken nasıl hissedebilirdim ki? Oysa dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü bir atmosfer yaratılması gerekirdi o bölümlerde. Üstelik Klaus ve Violet’in Esme’yi kızakla buz tutmuş dimdik dağdan yukarı çekmeleri de yukarıda bahsettiğim, tam olarak fantastik sayılmayan ama “gerçeküstü” diyebileceğimiz, bizi hikayenin inandırıcılığından uzaklaştıran sahnelerden biriydi. Yönetmen ve senarist o tip sahnelerde komedi yapmaya çalışıyorsa, hiç komik olmadığını da Lemony Snicketvari tabirle, üzülerek belirtmek zorundayım. Tekrar yukarıda dediğim şeye geliyoruz: Güldüreceği yerde güldürmüyor, ağlatacağı yerde ağlatmıyor, iki arada bir derede kalarak izliyorsunuz Talihsiz Serüvenler Dizisi’ni.

Birisi de demiyor ki el kadar bebeğin o buz tutmuş gölde işi ne? 

Sezonun en tatmin edici, istediğimiz Talihsiz Serüvenler Dizisi atmosferini veren bölümleri hiç şüphesiz Evvelki Tehlike’nin uyarlandığı bölümlerdi. Otel sahneleri gerçekten göz dolduruyordu ve otel, kitaptaki gibi her an her şeyin olabileceği tekinsiz bir şekilde yansıtılmıştı. Kötü gitmekte olan final sezonunu toparlayan bölümler oldu bunlar. Kitaptaki “suya atılan taş” metaforu dizide hayli iyi yansıtıldı mesela. Dewey’in vurulma sahneleri de yine kitaptaki etkiyi sürdürerek boğazımıza “Ama henüz söylenmemiş sözler vardı” düğümü atmayı başardı. Evvelki Tehlike’nin ikinci bölümünün açılışındaki opera ve çay-şekerlik sahnesi de hayli iyi ve gerekliydi. Kısacası serinin on ikinci kitabının uyarlandığı bölümler, yani büyük finalden önceki bölümler, üçüncü sezonu ve hatta diziyi, dizinin şanını kurtaran bölümler oldu.

Ve gelelim ak sakallı dede İsmail ve elmalı son bölüme… Serinin son kitabından uyarlanan son bölümü, dizinin önceki tüm bölümlerinin aksine, iki değil tek bir bölüm olarak izledik. Buna bir itirazım yok, fakat en etkileyici olması gereken final bölümü, biraz aceleye getirilmiş gibiydi. Çocuklar, sanki başlarından geçen onca felaketten sonra kazandıkları bir ödülmüşçesine tropik, neşeli insanlardan oluşan bir adaya, “cennet”e düşmüştüler, ki bu bir parça doğru da, ama kitapta bu kadar optimist bir atmosfer asla yoktu. Kısacası adı da Son olan sonuncu bölüm pek olmamış. Ne İsmail ne de Cuma’nın, kitabı okurken kafamızda canlandırdığımız karakterlerle uzaktan yakından alakası yok. Kendine yüzlerce kitabı birbirine bağlayarak yaptığı salla adanın kıyısına vuran hamile Kit bile kurtaramadı durumu. Ama son sahnelerde her şeye rağmen gözler bolca yaşardı…

Olaf on üç kitap, bir film ve üç sezonluk dizi boyunca çocuklara çektirdiği kötülükleri telafi edebilir mi?

Final, yıllar önce çocukken okuduğum kitaptaki gibi yine ikilemli ve soru işaretleriyle bitiyor: Kont Olaf aslında iyi biri miydi? Ben kendi fikrimi peşin peşin söyleyeyim: Hayır efendim, iyi biri olur mu hiç? Nasıl olsun! Bunca insanın hayatını mahvetmiş. Herkesin ocağını önce yakmış, sonra da deyimin tam anlamıyla söndürmüş. Kötülüğü elbette sebepsiz değildir, olmayabilir (bunu bile pek bilmiyoruz - kitapta da dizide de karalıkta kalan noktalardan biri bu), ama kötü olmayı seçmiş o. Flashback’lerde Kont Olaf’ın babasının da öldürüldüğünü görmemizle, birdenbire çilekeş, masum mu oluverdi Olaf? Gözlerimizde aklandı mı yani?

Otelde Dewey’i zıpkınla vurmasına engel olmaya çalışan Baudelaire kardeşler ona “Neden bunu yapıyorsun?” diye sorduğunda, "Çünkü yapmayı bildiğim tek şey bu" cevabını veriyor ve hayatını sonlandırdığı insanlar kervanına zavallı Dewey’i de katıyor. Yalnız bir adam Olaf. Bir ailesi yok. Yıllar önce sevdiklerini kaybetmiş, kalbi kırılmış. Ve kötülüğe bürünmüş. Yasak Elma’daki Ender Argun Pamuk Prenses, Bir Zamanlar Çukurova’daki Demir pamuk şeker, İstanbullu Gelin’deki Adem’se pamuk helva kalıyor onun yanında. Final sahnesinde “Aslında hiçbir şeyi bilmiyorsunuz çocuklar” demekle, on üç kitap, bir film ve üç sezonluk dizi boyunca çocuklara çektirdiği kötülükleri telafi edebilir mi? Asla!

Ve fakat bizlere müthiş bir Kont Olaf portresi çizen Neil Patrick Harris’i, her bölüm için yeniden tasarlanan o efsane açılışları asla unutmayacağız… “Look away, look away!” Özenli, güzel bir iş olarak tarihteki yerini alacak Talihsiz Serüvenler Dizisi. Hayranlarının yıllardan beri keşke dizi olsa deyip durduğu bir kitap serisiydi ve işte oldu, bitti. Bunun için çok bekletti belki, ama sonuçta Netflix sahip çıktı diziye. Ve diziyle birlikte, Baudelaire kardeşler de popüler kültürün tüketim çarklarının içinde tüketilip un ufak oldu. Artık keşke sinema filmi yapılsa, keşke dizisi çekilse diyebileceğimiz bir Talihsiz Serüvenler Dizisi yok, kalmadı, taze bitti. Darısı Yürüyen Kentler’in başına!

Beni sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz:

instagram: @ofluoglumert

twitter: @ofluoglumert

facebook: @ofluoglumert

9 yorum:

  1. Netfilix inde bağımlısı olacağız gibi...Güzel söyleşi için tesekkurler

    YanıtlaSil
  2. yürüyen kentleri yapsalar süper olur.eskiden okumuş ve çok sevmiştim ama diziyi seyretmedim.şimdi okuyunca seyretmelimiyim bilemedim :)

    YanıtlaSil
  3. ya dur yaa diziyi daha yeni izledim sevdim güldüm de üçüncü sezon henüz yok netteki sitelerde yaniiiiii :)

    YanıtlaSil
  4. heey güzel bir inceleme olmuş okurken seriye olan bağlılığın sevgin anlaşılıyor :) ben daha 3. sezonu izlemedim tabi :) ama kitaplarla farklılıklar olması normal ki böyle uyarlamalarda en azından söylediklerinden anladığım tümüyle değiştirilmemiş öyle değil mi? Kitaplarını da okuyacağım bir gün bakalım :)

    YanıtlaSil
  5. Dr. Reethesh ile eski eşinizi geri kazanabilir ve kısırlık sorunlarınızı çözebilirsiniz. Dr. Reethesh ile tanıştığımda, 32 yaşında kısır bir kadın olduğum için eşim benden boşanmıştı ve beş yıldır evliydim. Birçok hastaneye gittim ve görüştüğüm tüm doktorlar bana bir daha çocuk doğuramayacağımı söylüyorlardı. Doktorlar bana klamidya, bel soğukluğu ve rahim fibroidleri gibi rahatsızlıklarım olduğunu söylüyorlardı. Çocuk evlat edinmeyi öneriyorlardı. Yaşım itibariyle yıkılmış ve kafam karışmıştı. Evliliğimi nasıl geri kazanabileceğim konusunda yardım aramak için internete girdim ve Dr. Reethesh ile tanıştım. Dr. Reethesh ile iletişime geçtikten birkaç hafta sonra eski eşim eve geri döndü ve altı aylık boşanmanın ardından beni affetmemi ve onu geri almamı rica etti. Onu geri kabul ettim ve ardından Dr. Reethesh'e kısırlığımdan bahsettim, bana yardım etmesini istedim. O da doğurganlık büyüsü yaptı. Bana gönderdiği bitkileri kullandım. Ve bitkileri bitirdikten birkaç ay sonra hamile kaldım. Eşim beni hamile bıraktı ve yakışıklı bir oğul dünyaya getirdim. Şu anda yakışıklı bir oğlunun annesiyim ve evliliğimde mutluyum. Her şey Dr. Reethesh ve harika çalışmaları sayesinde oldu. Dr. Reethesh ile WhatsApp üzerinden iletişime geçin: +2349012999010. Veya E-posta: reethesh60@gmail.com

    YanıtlaSil
  6. Dr. Wale'nin hayatımı nasıl kolaylaştırdığı. Lise sevgilime aşıktım. Birlikte güçlü bir sevgi ve tatlı bir anlayışla büyüdük. Huzur içinde yaşıyorduk. Ama işler bizim için kontrolden çıkmaya başladı. Sevgilim benden çok uzakta, farklı bir şehirde çalışıyordu, bu yüzden iletişim kurmanın en iyi yolu telefonla konuşmaktı. Ancak beş ay sonra iletişimimiz yavaşlamaya başladı. Ne zaman arasam meşgul olduğunu ve işi bitince geri arayacağını söylüyordu. O gün geri aramadan bitiyordu. Bu durum aylarca devam etti, ta ki çalıştığı şehre sürpriz bir ziyaret yapmaya karar verene kadar. Onunla birkaç gün geçirdikten sonra sevgilimin ofisteki patronuyla bir ilişkisi olduğunu öğrendim. Bunu ona sormaya çalıştığımda, benimle işinin bittiğini ve artık devam etmemizi istemediğini söyledi. Bu sözler kalbimi paramparça etti, neredeyse intihar edecektim. Şehrime gitmeden önce tüm sosyal medya hesaplarından beni engelledi. İçimde derin bir acıyla şehrime geri döndüm, depresyondaydım ve onun davranışlarından dolayı ihanete uğramış hissediyordum. Aylarca acı ve kırgınlık içinde yaşadıktan sonra bir arkadaşıma sorunlarımı anlattım. Arkadaşım bana Dr. Wale'i tanıttığını ve Dr. Wale'in mutluluğumu geri getirebilecek tek kişi olduğunu söyledi. Evliliğinin bugün Dr. Wale'in yardımıyla mükemmel olduğunu söyledi. Dr. Wale'e ulaştığımda ve olan biten her şeyi anlattığımda, sakin olmamı ve tekrar mutlu bir adam olacağımı söyledi. Dr. Wale, gerekli malzemeler için ödeme yapmamı istedi. İki gün sonra eşim beni arayıp telefonda ağlayarak bana merhamet etmemi yalvardığında sihir başladı. Ona neden kötü davrandığını bilmediğini söyledi. Şimdi tekrar birlikteyiz ve eskisi gibi mutlu bir şekilde yaşıyoruz. Her şeyi mümkün kıldığı ve eşimi bana geri getirdiği için Dr. Wale'e çok teşekkür etmek istiyorum. Herhangi bir yardıma ihtiyacınız varsa, iletişime geçmeniz gereken doğru kişi Dr. Wale'dir. WhatsApp/Viber: +2347054019402 VEYA E-posta: drwalespellhome@gmail.com

    YanıtlaSil
  7. Dr. Reethesh, bozulan evliliğimi düzeltmeme yardımcı olan kişidir. Evliliğinizi veya ilişkinizi kurtarmak için yardım ve tavsiye arayanlar için, Dr. Reethesh size yardımcı olmaya hazır. Birkaç ay önce eşimle sorunlar yaşıyordum. İş yerinde başka bir genç kadınla ilişkisi olduğunu fark ettim. Onunla yüzleştim ama sinirlendi ve yüzüme karşı bunun doğru olduğunu söyledi. Sanki bu yetmezmiş gibi, artık beni sevmediğini ve boşanmak istediğini söyledi. Çok yıkıldım ve kafam karıştı. Boşanmak istemediğimi söyledim ama ısrar etti. Daha önce internette gezinirken Dr. Reethesh'in boşanmış evlilikler ve ilişkiler konusunda insanlara nasıl yardımcı olduğunu duymuştum. Düşündüm ve onunla iletişime geçmeye karar verdim. Yüzüme tekrar bir gülümseme getireceğine söz verdi. Talimatlarını izledim ve birkaç gün içinde eşimin önümde diz çöküp boşanma hakkında söyledikleri için özür dilediğini görünce çok şaşırdım. Bunu hiç beklemiyordum. Dr. Reethesh'e benim için yaptıklarından dolayı teşekkür ederim. Şimdi eşimle mutlu bir şekilde yaşıyorum. Ve diğer kadınla görüşmeyi bıraktı. Eğer siz de benzer sorunlar yaşıyorsanız, Dr. Reethesh ile iletişime geçmenizi tavsiye ederim, o da size yardımcı olabilir. WhatsApp üzerinden: +2349012999010 veya E-posta: reethesh60@gmail.com

    YanıtlaSil
  8. Dr. Wale, hem bana hem de aileme yaptığınız tüm iyilikler için size teşekkür ederim. Kuzenimin kız kardeşini eski erkek arkadaşıyla yeniden bir araya getirdiğiniz ve kardeşimin büyük ikramiyeyi kazanmasını sağladığınız için teşekkürler. Ayrıca, hasta olduklarında hem annemi hem de babamı iyileştirdiğiniz için size minnettarım; babamın felç kaynaklı ağrılarını ve annemin neredeyse hayatına mal olacak olan hastalığını iyileştirdiğiniz için teşekkür ederim. Kız kardeşimin hapse girmesine neden olabilecek bir davayı kazanmasını sağladığınız ve en yakın arkadaşımın kız arkadaşının ona geri dönmesine vesile olduğunuz için de ayrıca teşekkür ederim. Kuzenimin hayalindeki işe kavuşmasını sağladığınız için de size teşekkür etmek istiyorum. Eğer zihninizi kurcalayan bir sorun varsa ve en iyi, en hızlı sonuçlara ulaşmak istiyorsanız, başvurulacak en doğru kişi Dr. Wale'dir. Dr. Wale sorununuzu çözmenize yardımcı olacaktır; kendisi bugüne kadar pek çok insanın sorunlarını çözmesine katkıda bulunmuştur. Dr. Wale ile WhatsApp/Viber üzerinden +2347054019402 numarasından veya drwalespellhome@gmail.com e-posta adresinden iletişime geçebilirsiniz.

    YanıtlaSil
  9. İşte Dr. Reethesh'in benim için yaptığı ve evimi kurtaran harika şey. Evliliğimde ciddi sorunlar yaşıyordum, eşimle aramda işler yolunda gitmiyordu, sürekli sebepsiz yere kavga ediyorduk ve bu sorun her kavgada neredeyse birbirimizi öldürme noktasına getiriyordu. Ama Dr. Reethesh'e şükürler olsun ki imdadımıza yetişti. O gün eşimle tartıştıktan sonra evden ayrıldı. O gittikten sonra kendime geldim. Sanki vücudumdan kötü bir şey çıkmış gibiydi. Bu yüzden kendime bir çözüm bulmam gerektiğini söyledim. İşte böylece internete girdim ve biraz araştırma yaptım, Dr. Reethesh hakkında birçok insanın kırık evliliklerini onarmasına nasıl yardımcı olduğuna dair iyi yorumlar buldum. Bu yüzden Dr. Reethesh'e ulaştım ve kendimi ona anlattım. O da gereken her şeyi yaptıktan sonra, bana eşimle olan sorunlarımızın arkasındaki kişinin eski kız arkadaşım olduğunu açıkladı. Eşimin yerini almak için beni yalnız bırakmasını istiyormuş. Dr. Reethesh'e çözümün ne olduğunu sordum ve bana ne yapılması gerektiğini söyledi. Bu yüzden gerekli tüm malzemelerin parasını ödedim. Dr. Reethesh işini yaptığında gerisi tarih oldu. Dr. Reethesh, eski kız arkadaşımın evimi yıkmak için yaptığı kötü büyüyü bozmayı başardı ve eşimle aramdaki her şeyi normale döndürmeme yardımcı oldu. Eşimle birbirimizden özür diledik ve barıştık. Bugün ben ve sevgili eşim hiçbir sorun yaşamadan mutlu bir şekilde birlikte yaşıyoruz. Dr. Reethesh'in yardımına ihtiyacınız varsa WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz: +2349012999010 veya E-posta: reethesh60@gmail.com

    YanıtlaSil

Dünya Kupası ve Kariyer Mesajı

Kim demiş 40'lar başarı zirvesine oturmak için çok geç diye? Vozinha'nın cevabı sahadan geliyor. Başarı hikayeleri anlatılırken gene...