19 Mart 2017 Pazar

MALMÖ ŞEHİR KÜTÜPHANESİNİN GÜZELLİĞİ!


Herkese merhaba!


Bugün açılış saatinden beş-on dakika önce Malmö Şehir Kütüphanesi'ne gittim. Kapıda bir kuyruk, bir kalabalık var ki sormayın... Hani dersiniz bedava ekmek dağıtıyorlar ya da AVM'de yeni bir kıyafet mağazası açılmış! Çünkü ben daha bizim kütüphanelerde kitap, gazete okumak için sıraya girenini görmedim. Bizim şehirlerimizdeki kütüphaneler nasıl, o da ayrı konu. İşte fark, daha ne diyeyim. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği demeden insanlar pazar günü bile (hafta içleri çok daha kalabalık oluyor) zaman geçirmek için kütüphaneye geliyorlar. Hatta bebeklerini bile getiriyorlar, çünkü küçükler için de kütüphanede aktiviteler düzenleniyor. Güzel çalışma köşeleri, okuma alanları, masalar, sandalyeler, koltuklar, türlü türlü kitaplar, dergiler, gazeteler... Yani insanları kütüphaneye çekmek için her şey yapılıyor... Kütüphane binası desen zaten muazzam... Hakikaten AVM'yi aratmıyordu kalabalık... Ne diyeyim, iki ay geçti, hala heyecanlanıyorum ben bu İsveç'te (ve tabii ki Avrupa'da) insanların kütüphanelere, okumaya, çalışmaya olan ilgilerine... Şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Burada kitapçılarda en çok satılan kitaplar; romanlar, yemek kitapları ve hobi kitapları... İnsanların hobilerine ayıracak ilgileri, zamanları var çünkü... Hem de ne hobiler... Piknik kitaplarından tutun evde yaşam üzerine pek çok kitap var... Bizdeki gibi aslında hiçbir şey söylemeyen, birbirini taklit edip duran kişisel gelişim kitaplarını koysan satmaz, burada kimse alıp okumaz onları. İnsanlar gerçekten yararlanabilecekleri kitapların peşindeler çünkü. Yine bizdeki gibi Aşkım Canikom, Papatya Falı, Çok Yakışıklı Çocuk, Aslında Hoş Çocuk, Çok Yakışıklı Çocuk II gibi kitaplar da sökmez burada. Neyse işte, bu mevzular uzun.


Kütüphanede bizim Buz Prenses'in yazarı Camilla Lackberg'in röportajının olduğu bir İsveç dergisini karıştırdım...


Kütüphanede küçük de olsa Türkçe kitaplar bölümü bile varmış! Ayrıca bir Türkçe gazete bile vardı...


Oturmaya yer yok neredeyse...


Monopoly Malmö mü varmış?! Varmış valla... 


Bu da genel halimden bir fotoğraf olarak gelsin bakalım... Yazarınız kitap yazıyor, senaryo yazıyor... Yazarınız İsveç'te de boş durmuyor! 


Şu an kendime müsli hazırlıyorum, fotoğrafını çekip yazıma koydum. Muzlu, meyveli, yaban mersini reçelli ve birazcık da tarçınlı müsli. Yoğurdun içine. Sütten çok, yoğurtla yapılan müslileri seviyorum ben.




Şimdi ben meyveli-yaban mersini reçelli müslimi aldım önüme, biraz kitap okuyacağım. Paul Auster'ın Kehanet Gecesi'ni veya Isabel Allende'in Canavarlar Kenti'ni okuyanlarınız var mı? Herkese mutlu pazarlar ve iyi haftalar...



Günlük hayatımdan detaylar için beni sosyal medyadan da takipte kalmaya devam!










6 yorum:

  1. Hayalimdeki kütüphane, ah ben de açabilsem bir gün.

    Canavarlar Kenti üçlemeydi, çocuklara almıştım ama ben de çok severek okumuştum. Allende ile ilk tanıştığım kitaptır :)

    YanıtlaSil
  2. Kütüphaneyi okuyunca yüreğim sızladı. Bizde anca ödev yapacak çocuklar giderdi, artık internet var diye ona da gitmiyorlar.

    YanıtlaSil
  3. Rüya gibi; kütüphanelerin önünde kuyruklar oluşması, bazen oturacak yer bulunmaması. Çok satılan kitaplar da ilginç.Gelişmiş ülkeler sıralamasında neden en tepelerdeler o kadar açık ki...

    YanıtlaSil
  4. İsveç tamamen tasarım harikası bir ülke.İsveç'i sevme ilk nedenim bu görkemli tasarımları olacaktır.

    YanıtlaSil
  5. o kadar çok isterdim ki burada da olsun herkes gitsin faydalansın ama nerdeee :-((

    YanıtlaSil
  6. İsveç li yazılarını okudum harika bir şehir sende tadını çıkarıyorsun belli ki :)Güzel bir kütüphaneymiş gerçekten harika

    YanıtlaSil

YORUMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!