23 Ekim 2020 Cuma

EKSİK TUĞLA

Hayat problemlerle dolu. Gerçekten. Bu konuda uzun uzun konuşup akıl verecek bir pozisyonda değilim; zaten böyle olduğunu hepiniz eminim benden çok daha iyi biliyorsunuzdur. 

Problemler denizi içinde yüzerken hayat bazen dalgaların altında kalıyor, ona ulaşamıyoruz. 

Şimdiye dek yüzleştiğimiz ve henüz yüzleşmediğimiz bir sürü problem var. Hepsi teker teker gelse yine iyi ama bazen hepsi aynı anda gelebiliyor! İşte o zaman bir afallıyoruz, bocalıyoruz, "Eyvah, yandım, öldüm, bittim ben şimdi!" diyoruz. 

Ben çok dedim. 

Dünyam başıma yıkıldı sandığım oldu, hayat bundan sonra bir daha toparlanmayacak dediğim oldu. 

Oldu da oldu. 

Olacak da. 

Nasıl olmasın ki? 

İnsanız yani.

İlla ki yolunda gitmeyen ve o an için çok doğru gelen ama aradan belli bir süre geçtikten sonra gereğinden abartılı verdiğimizi fark ettiğimiz tepkiler üretebiliyoruz. Ben böyle durumlar için şöyle bir strateji geliştirdim: 

Büyük bir sorunla karşılaştığımda, kendimi yüzlerce tuğladan oluşan bir ev ve hemen şu anda çözemeyeceğim sorunumu o evin bir tuğlası olarak düşünüyorum. Tuğlalardan biri varsın –şimdilik– eksik olsun. Tuğlalardan biri eksik diye hiçbir ev yıkılmaz, ben de yıkılmayacağım.

Sosyal medya adreslerim: 

14 yorum:

  1. Mert, Selam! Yazıların bize çok iyi geliyor... Özlediğimi farkettim okurken bloğunu, sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne çok sevindim... İşte bu yüzden 11 yıldır blog yazmaya devam ediyorum! :)

      Sil
  2. Dedem rahmetli derdi ki "düzgün duvar yıkılmaz" tuğla altaysa sıkıntı

    YanıtlaSil
  3. Ah Mertciğim, inan hiç bitmiyor o ‘ dünyanın başına yıkılması ‘ hali. Ama çok doğru diyorsun, bir tuğla eksik diye ev çökmüyor. Ben de hep şöyle diyorum kendime; üç dört gün sonra bu olay seni bu kadar üzmeyecek. O yüzden mümkünse şu anda da kafanı bununla meşgul edip durma, mümkün değilse de düşün dur, üzül dur, nasılsa sonrasında bu kadar acıtmayacak. Bu arada Martin Eden bitti, üstüne bir roman daha bitti, üçüncünün yarısındayım. Sayende eski okuma hızıma biraz da olsa yaklaştım. 😍

    YanıtlaSil
  4. Tabi ki de yikilmayacaksin, eksik tuğlaları tamamlamak için yaşamaya ve durmadan calabalamaya çalışıyoruz buna da hayat mücadelesi deniyor, sanirim... sevgilerimle

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel bir düşünce şekli Mert. Ben de düşüneceğim bunu, rahatlatıcı bir yönü var :)

    YanıtlaSil
  6. Her zaman herşey mükemmel olmuyor,hayat herşeyiyle güzel.Tuğla benzetmen gayet olumlu.

    YanıtlaSil
  7. düşüncen çok güzel biliyor musun? Tuğlalardan biri eksik diye hiçbir ev yıkılmaz.
    Zaman zaman ben de yoruldum, artık toparlanamam diyorum aldığım darbelerden ötürü. ama bu yazın bana o kadar iyi geldi ki.. İzin verirsen düşünceni ben de benimsemek isterim.. :)

    YanıtlaSil
  8. Merhaba sevgili hemşehrim :-)

    Bildiğimizi ya da bilip unuttuğumuzu duymak bazen öyle tamamlayıcı oluyor ki. Yol ayrımında kalakalmışken "varsın bir tuğla eksik olsun ölmem ya" demek gerektiğini birinin fısıldaması gerekiyor.

    İyi ki yazmışsın bu yazıyı..sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Ne haklı bir yazı! Hayat her zaman düz çizgide ilerlemiyor, mümkün değil. Dilerim güzel zamanlarımız çoğunlukta olsun.
    Sevgiler Mert...

    YanıtlaSil
  10. Çok iyi bir strateji... Olay yeni yaşandığında sıcağı sıcağına bunu düşünemiyoruz tabi ama bir süre sonra dünyanın sonu olmadığını anlıyoruz :)

    YanıtlaSil
  11. Bir de şöyle düşün :) Bir duvarda pencere açmak, yani dışarıyı görmek ve hava almak için de tuğla eksiltmeye ihtiyaç var :) Yaşadığın sorunlar belki yeni güzelliklerin kapısını aralar :) "Yeni" diyorum, çünkü zaten çok sayıda güzellik var. Mesela 11 yaşında bir blog :) Neşeli sevgilerle :)

    YanıtlaSil

Gmail hesabı olmayanlar, anonim seçeneği ile yorum yapabilir... Yorumlarınız için çok teşekkür ederim!