İstanbul'da yüz yüze buluştuğumuz kitap kulübüm Mert'in
Kitap Kulübü, Mayıs ayı buluşmasıyla birlikte dolu dolu geçen 3 yılını geride
bırakmaya hazırlanıyor! 16 Mayıs Cumartesi günü saat 13'te Kadıköy'de
buluşacağız.
Kitap
kulübümüzün bu buluşmasında, dünya edebiyat tarihinin hayatıyla da ölümüyle de
en merak (ve dehşet) uyandıran isimlerinden Yukio Mişima’nın tabu sayılan bir
kendini keşif hikayesini ele aldığı ve otobiyografik ögeler de taşıdığı
düşünülen (ya da bilinen) romanı Bir Maskenin İtirafları'nı konuşacağız. Ama bu
kitabın bir de eşlikçisi olacak; o da Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi.
Hançerli
Hanım, Osmanlı’da meddahların anlatageldiği ve 1851 yılında Âlî Efendi
tarafından kitaplaştırılmış bir uzun hikaye. Peki Osmanlı’da bu toprakların
sokaklarında, kahvehanelerinde anlatılan bir öykü ile dünyanın ta öbür ucunda,
savaşın gölgesinde, okul sıralarında geçen, adaletsiz bir varoluşla gönül
kırıklığı içinde mücadele eden bir gencin Japon bir yazar tarafından 1949'da
yazılmış romanı arasında ne gibi bir bağlantı var? Edebiyat tarihi umulmadık
sürprizler ve önyargılarımızı ters düz edecek gerçekler saklıyor olabilir.
"Shakespeare’i
çok dert etmeden Hamlet’in tadının çıkarılabildiği zamanlar artık geçti!"
diyor Marguerite Yourcenar, ünlü Japon yazar Yukio Mişima hakkında yazdığı
deneme kitabı Bir Boşluk Algısı’nda. Kurgusal bir romanda anlatılan
karakterlerin her bir hamlesinde yazarın yaşamından izler aramak ne kadar doğru
sorusu, bildiğiniz üzere benim de sık sık üstüne düşündüğüm bir konu.
Fakat
Bir Maskenin İtirafları için durum epey farklı. Bu kez yazarın kendi hayatından
otobiyografik ögeler taşıdığını bizzat kendisinin söylediği bir roman var
karşımızda. Mişima kolay olmayanı yaparak maskesini çıkarıyor ve bize kendi
öyküsünü tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
Kolay
bir hayat değil onunki (ölümü de hiç kolay olmadı). Hep saklanmak zorunda
kalmak, hislerinden emin olamamak, hiç de kapılmadığı duygulara kapılıyormuş
gibi görünmek ve sahiden kapılmak için kendini zorlamak… Tüm bu uyanışı
başlatan küçük tetikleyiciler ve sonra Guido Reni'nin Aziz Sebastian tablosuyla
iyice açığa çıkan bir varoluş. Oysa hiç istemezdi böyle bir hayatı olmasını.
"Öteki çocuklara gerçek yaradılışlarını olduğu gibi göstermek olanağı
tanınmıştı; ben ise hep belirli bir rolü oynamaya kendimi zorlamak
durumundaydım."
Güzel
bir kurgu ve canlı sahneler. Bize sadece bir çocuğun kendini keşfetme
hikayesini değil, bir dönemi ve bir ülkeyi anlatması bakımından da çok önemli.
Magnus Hirschfeld, Oscar Wilde, Dostoyevski, Jeanne d'Ar gibi pek çok ismin
kitabın sayfaları arasında kendine yer bulması da cabası.
Japon
edebiyatının en önemli eserlerinden Bir Maskenin İtirafları'nı kitap
kulübümüzün 16 Mayıs'taki Kadıköy buluşmasında detaylıca masaya yatıracağız.
Heyecanla
bekliyorum.
Bu da bu kitabın/yazının şarkısı olur mu? Bence çok da güzel olur.
instagram.com/mertinkitapkulubu (Detaylı kitap yorumlarım burada)
En son çıkan romanımı incelemek için: https://www.remzi.com.tr/kitap/benim-kucuk-saheserim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder