Teraryum modası nereden, nasıl çıktı bilmiyorum, zaten modalar nasıl çıkar bilinmez… Ama hani iyi ki çıkmış mı ne? Teraryum olayını, cam fanusların içindeki minyatür bahçeler şeklinde tanımlayabiliriz. İçlerinde birkaç tane sukulent, kaktüs oluyor, gerisi, kullanacağınız küçük oyuncaklarla, tamamen hayal gücünüze kalmış!
Mecidiyeköy'de, Trump Towers'a çok yakın bir apartman katında yer alan Yoyo Moyo'nun çalışma ofislerine gittiğimde, buranın aynı zamanda bir atölye de olduğunu gördüm. Yoyo Moyo, teraryum fanusları, objeleri, figürleri ve bitkileriyle ilgili satış yapan bir web sitesi aslında (tık tık). Ama kapılarını çalabileceğiniz bir ofisleri de var. Figürleri internetten sipariş vermeden önce dilerseniz kendi gözlerinizle de görebilir, hatta benim gibi, teraryumunu orada bile yapabilirsiniz.
| Özellikle küçük mantarlar ve bal kabaklarına bayıldım! |
Kısacası Bozbalık'ı temsili bir köy teraryumu oluşturmak gayet iyi bir fikirdi ve bu konuda artık uzmanlaşmış olan Mehmet Bey’le adeta bir atölye çalışması gibi iki saat boyunca çalıştık. Yaparken Mehmet Bey’le sohbet ettik ve onun bu işte gerçekten de uzmanlaştığını öğrendim… Kişiye özel konsept tasarımlar bile yapıyorlarmış. Sordum: “Hiç Harry Potter’lı bir teraryum yaptınız mı?” Henüz yapmamışlar, ama isteyen olursa yapabilirler. Şimdilerde yeni yıl temalı teraryumları web sitelerine koydular, bir bakın derim. Ayrıca Star Wars’lı bir teraryum yapmaya da hazırlanıyorlar. Baya tematik doğum günü pastası yapmak gibi bir şey bu teraryum işi de!
| Minyatür tahta tabelaya Bozbalık Köyü yazmak için yeterli alanı bulamayınca, Bozbalık 5 KM diye yazdık. Alan çok küçük olduğu için onu da işin uzmanı yaptı tabii. |
Kendinizi bir minyatür ustası gibi de, bahçıvan gibi de hissedebiliyorsunuz teraryum yaparken… Ve kesinlikle çok keyif alıyorsunuz, çocuk gibi… Aynı zamanda tamamen ona odaklandığınız için dış dünyadan soyutlandığınız bir süreç de oluyor. İki saat boyunca ben de teraryum dışında hiçbir şey düşünmedim mesela.
Dediğim gibi, ben Bozbalık Serisi’nin ilk kitabı Ters Düz’deki Bozbalık Köyü’nün bir kısmını yansıtmaya çalıştım. Üç bitki kullandım, bunlar çeşitli kaktüsler. Ece ve çocukların evini, evin yanındaki ahırı, hatta kitabın en heyecanlı sahnelerinden birinin yaşandığı dereyi bile yaptık! (okumayanlar için bu sahnenin ne kadar kritik olduğunun spoiler’ını vermeyeyim) Kayık ve tek parçalık küçük bir iskele bile yerleştirdim.
Şimdilerde teraryumum, odamın en güzel köşesinde duruyor. Bakmaya doyamıyorum, çünkü baktıkça bana Ters Düz’ü, Bozbalık Serisi’ni, Bozbalık Köyü’nü hatırlatıyor. İyi ki onun teraryumunu yapmışım. Biliyorsunuz, gerçekte Bozbalık diye bir yer yok, ama hayallerimizde var. Bir hayalin teraryumunu yapmaya kimin itirazı olabilir ki?
Peki siz daha önce hiç teraryum yaptınız ya da satın aldınız mı? Yoksa teraryum olayını ilk kez bu yazıda mı duydunuz? Yorumlarınızı bekliyorum!
Beni takip etmek için sosyal medya hesaplarım:
instagram.com/ofluoglumert
twitter.com/ofluoglumert
facebook.com/ofluoglumert