12 Mayıs 2025 Pazartesi

Şakir Paşa Ailesi (Sezon) Finali: Ne Umdum, Ne Buldum?

Sezonun en dikkat çeken, en çok tartışma yaratan ve dizinin alt başlığının vadettiği "skandallara" prodüksiyon olarak bizzat (ve maalesef) kendisi yakalanan, başına gelmedik trajedi kalmayan göz kamaştıran dev bütçeli yapımı, bu sezon düzenli olarak izlediğim tek dizi Şakir Paşa Ailesi: Mucizeler ve Skandallar, dün akşam Now TV ekranlarında yayınlanan sezon finali bölümü ile sezonu görece erken kapattı. Bunun temelli bir gidiş mi yoksa geçici bir veda mı olduğu konusunda ise aslında kafalar hala karışık: Cem Yiğit Üzümoğlu verdiği bir röportajda dizinin final yapacağını söylerken (ve diğer başrol oyuncuları da sosyal medya paylaşımlarıyla diziye veda ederken), MED Yapım'ın duayen yapımcısı Fatih Aksoy bunun bir final değil, sezon finali olduğunu açıklayarak muamma bulutunu dağıttı. Nihayetinde dün akşam yayınlanan bölüm "sezon finali" ibaresiyle ekranlarımıza geldi. Umarım, bir dizi olarak kullanmaya bol malzemesi olan böylesi bir ailenin hikayesi önümüzdeki sezon da devam eder. Çünkü sadece diziye temel oluşturan iki anı/biyografi kitabına bakarak bile (Şakir Paşa Köşkü, Nermidil Erner, Remzi Kitabevi - Şakir Paşa Ailesi, Şirin Devrim, Doğan Kitap) bizi daha fazla "mucize ve skandalın" beklediğini, ailenin bir senarist için muazzam konu çeşitliliği sağladığını söylemek mümkün. Böylesi bir hikayeyi sürdürmemek, eldeki malzemeyi heba etmek olur. Yazık olur.

Magazini seven izleyiciler olarak yapılan açıklamaya rağmen kafaları kurcalayan dizi devam edecek mi etmeyecek mi, edecekse kadroda hangi oyuncular yer alacak soruları bir yana, dizinin devamı halinde bile göremeyeceğimiz bazı isimler en azından net: Şakir Paşa'ya hayat veren usta oyuncu Fırat Tanış, "tek el kurşunla" hayatını kaybederek, projeye adını ve salonda asılan büyük yağlı boya portresini bırakarak diziden çıktı, baştan beri planlandığı üzere. Aliye, Fahrünnisa ve Suat'ın çocukluk hallerini canlandıran başarılı çocuk oyuncuları da, yapılacağı söylenen zaman atlaması nedeniyle muhtemelen bir daha görmeyeceğiz. Eh, "yorgan gitti kavga bitti" misali, Aniesi'yi canlandıran Denise Capezza da büyük ihtimalle ikinci sezonda olmayacak. Evin hizmetçilerinden birine hayat veren Helin Kandemir de, giderek parlayan kariyerinde artık böyle yan bir rolü canlandırmak istemeyerek veda etmiştir diye düşünüyorum. Çocuk oyuncuların büyüklük hallerini canlandırma ihtimali olan oyuncularla ilgili Eda Ece, Hazal Kaya gibi isimlerin adı geçiyordu. İkinci sezon muhtemelen, yedi yıllık bir zaman atlamasıyla başlayacak. On dört yıl hapis cezası alıp yedi yıllık cezasının ardından hapisten salınan Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) eve geri dönüp, dengeleri bir hayli değişmiş olarak bulacak (hep öyle olmaz mı?). Ama bu yedi yıllık zaman atlaması, küçük çocuk oyuncuların büyüyüp karşımıza Eda Ece, Hazal Kaya gibi isimler olarak çıkması için yeterli bir zaman mı, ondan emin değilim. Neyse. Dizidir bu dizi. Senarist yazarsa her şey olur.

Giriş paragrafında değindiğim, dizide işlenecek çok konu olması meselesine birkaç örnek vermeden geçmeyeyim. Doğrusu, Şakir Paşa Ailesi'nde, Türk dizi izleyicisi olarak nedense pek sevdiğimiz ve en başarılı örneğini Yaprak Dökümü'nde Leyla-Necla-Oğuz olarak gördüğümüz "iki kız kardeş aynı adama aşık olur" çatışmasının yaşanmış bir örneği gibi, ikinci sezonu başlı başına götürebilecek bir durum var. Çocukluklarından itibaren çok yakın büyümüş olan iki kardeş Aliye ve Fahrünnisa kardeşlerin arasını açan tatsız olayları, Şirin Devrim'in anı kitabından öğreniyoruz. İzzet Melih ile evlenmiş olan ve hamileliğinin son dönemlerindeki Fahrünnisa, Aliye'yle kocası arasındaki ilişkiyi öğreniyor. Bu cidden trajik ve çok kötü bir durum, yankıları öncesiydi sonrasıydı derken en az yedi bölüm sürer. Veyahut bu meselelerin üstünden sular aktıktan sonra, Aliye'nin, sonraki sevgilisi Karl Berger'in evine girerek onun ilişkide olduğu diğer kadını öldürmeye çalışması. Emir bin Zeyd'le evlenen Fahrünnisa'nın Avrupa'nın çeşitli kentlerinde, sonra Irak'ta yaşadığı hayat. Daha sonrasında yaşadığı depresyon. Suat'ın çapkınlıkları. Siyasi meselelere bakacak olursak, Ayşe'nin eşi Ahmet Paşa'nın (Ahmet Faik Erner) yaşadığı Malta sürgünü. 1. ve 2. Dünya Savaşları. Hatta Fahrünnisa'nın Hitler'le olan tanışıklığı, sohbetleri. Bir sürü, bir sürü olay, bir sürü detay var. Tabii bunlar hakkıyla işlenebilecek mi göreceğiz. Hakkıyla işlenebilecek mi derken, sadece televizyon dinamiklerinden ve bunların ne kadarının yansıtılabileceğinden bahsetmiyorum. Karakterlerin Avrupa'nın çeşitli kentlerinde yaşadıkları hayatları bize haftalık bir televizyon dizisi ne kadar sunabilecek? Böylesi bir derde girmek isteyecekler mi, yoksa olayların hepsini İstanbul'da aynı evin içine mi sıkıştıracaklar? Bir kez daha, Şakir Paşa Ailesi: Mucizeler ve Skandallar, ta en başından planlandığı gibi Disney'e dijital bir dizi olsa daha mı iyi olurdu sanki diye düşünmekten kendimi alamıyorum...

Lafı daha da uzatmadan, gelelim sezon finaline. Öncelikle, sezonun en uzun bölümlerinden birini izledik, zira toparlanması gereken çok fazla konu vardı. Zannediyorum çeşitli tepkilerden ötürü Cevat-Aniesi-Şakir meselesini tamamen bir kenara bırakan dizide, son beş-altı bölümdür aslında hikayelerini pek de merak etmediğimiz Asım ve Rozali'nin ilişkisiyle doldurulmuş bölümler izlemeye mecbur kaldık. Son dönemdeki bölümler hem konuları hem de düzensiz yayın takvimi nedeniyle izleyiciyi pek memnun etmedi; savruk, dağınık, ana konudan çok uzakta, adeta bir spin-off tadı veren bölümler izledik. Ve nihayetinde izlediğimiz bölümlerdeki hikaye pek de tatmin edici bir yere bağlanmadan kapandı gitti: Asım'la Rozali ayrıldı, Rozali (sonunda!) memleketine geri döndü. Diziye fazlasıyla renk katan Meryem Uzerli'ye teşekkür ederiz. Açıkçası, Rozali'yle Aniesi arasındaki Şakir Paşa gerilimini hissettiren akslar kurulmasını tercih ederdim. Nitekim, dizinin 7. bölümünde bu iki karakter arasındaki soğuk savaşı izlediğimiz sahne, belki de koca bir sezonun en iyi sahnelerinden biriydi. Kulüpte gerçekleşen, karakterlerin masa altından birbirleriyle çekiştikleri ve kıyafetlerine karşılıklı olarak zarar vererek birbirlerinin üstünde güç oyunu oynadıkları bu sahne çok iyi yazılmış, çekilmiş ve muazzam fon müziği eşliğinde son derece iyi kurgulanmıştı. (Meraklısı ilgili videonun 4:40-10:25 arasını izleyebilir.)


11. bölümün finalinde Aniesi'nin gizlice Şakir Paşa'nın odasına girdiği ve orada büyük bir sürprizle karşılaşarak "Şakir?" diye hitap ettiği karanlıktaki kişinin Cevat olduğunu gördüğü sahne, dizinin bu sezonki belki de son iyi kurgulanmış sahnesiydi. O andan sonra pek de ana hikayenin bütününe hizmet eden bir sahne izleyemedik. Ara bölümler yan hikayelerle doldurulup geçiştirilince herhalde büyük olayı sezon finaline saklayarak sezonu şöyle yürekleri ağızlara getirecek bir bölümle kapatacaklar dedim ama, yok. Dizinin başından beri önümüze sunulan flashforward sahneleriyle hazırlandığımız, Cevat'ın babası Şakir Paşa'yı Afyon'da öldürmesine ilişkin tek bir sahne bile göremedik. Burada şunu söylemek gerekir ki, o gece Afyon'da ne olduğunu kimse bilmiyor. Kaza mı, cinayet mi, kendini koruma refleksi mi, buralar muamma. Bu cinayetin nedeni Cevat'ın Aniesi ile babası arasındaki ilişkiyi öğrenmesi gibi spesifik bir sebep mi yoksa baba-oğul arasındaki süregiden gerginlikler mi, burası da asla net değil. Gerçek olan tek şey, Şakir Paşa'nın oğlu Cevat tarafından tek kurşunla öldürüldüğü. Ben hiç değilse Afyon'daki çiftlik evinde bir baba-oğul sahnesi görmeyi ve kapalı kapının ardında patlayan tek el silah sesi duymayı beklerdim. Net bir yargıya varmaya gerek yoktu. Yine her şey kendi hayal gücümüze ve geçmişin gizemine kalırdı. Belli ki oralara hiç girmeyelim, başımıza iş almayalım denmiş. Ama instagram hesabımdan dizinin sayfasına yaptığım bu birkaç cümlelik yorum binlerce beğeni alınca, izleyicinin de bu baba-oğul sahnesini görmeyi beklediğini anladım. Şakir Paşa, Cevat, Lala, Suat ve köpek Tom'un Afyon'a gitmek üzere hazırlandığı sahnede Şakir Paşa'nın Cevat'tan odasındaki yedek gözlüğü istemek yerine, tabancasını istemesi daha mı etkileyici olurdu diye düşündüm; Cevat'ın babasını bizzat o tabancayla vuracağı iması veren bir dramatik kurguyla.


Öyle veya böyle, sezonun en iyi dizilerinden birini izledik. Bu önemli ailenin hikayesini her şeye rağmen hayata geçirdiği için MED Yapım'a ve Fatih Aksoy'a teşekkürler. Dizinin senaristi Hande Altaylı, bizlere üstünde titizlikle çalıştığı müthiş bir dünya, karakterler ve içi dolu sahneler sundu. Gerçi, dün akşamki bölümün yazarı olarak Altaylı'nın adını göremedim. Yönetmenleri, şahane müziklerle hikayeyi destekleyen bestecileri (dizi müziği konusunda cidden iyi bir ülkeyiz), tüm set ekibini ve tüm oyuncuları da tebrik edelim. Fırat Tanış'ı ve Vahide Perçin'i övmeye bilmem gerek var mı, harikaydılar. Oyunculuğunu ve duruşunu zaten çok beğendiğim Cem Yiğit Üzümoğlu, 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve kendisinin de bir günlüğüne gözaltında tutulması süreciyle birlikte diziyle paralel olarak siyasi duruşuyla daha önce ulaşamadığı yüz binlerin gözdesi oldu (hani ileride bugünlerin dizisi çekilirse filan diye tarihe not: 95 bin olan takipçi sayısı bu olayla bir günde 600 bine çıktı). Kadro çok iyi oluşturulmuştu. Devrim Yakut, Berfin Nilsu Aktaş, Denise Capezza, Onur Durmaz, Jak Cem Avnayim... Hakkiye'yi canlandıran Yağmur Başkurt'u, mutfak çalışanlarını canlandıran ve samimiyetleriyle içimizi ısıtan Serap Önder, Helin Kandemir, Nehir Topal gibi isimleri, Lala'yı canlandıran İbrahim Şirin'i de özellikle anmak gerek. Çocuk oyuncular Azra Aksu, Zeynep Ebrar Karaca ve Melih Yalçın Yılmaz'ı da öyle. Müthiş bir oyuncu kadrosuyla harika oyunculuklar izledik, tadı damağımızda kaldı. Bakalım olası zaman atlaması ikinci sezonda bu kadrodan kimleri götürecek, kimleri getirecek? Bakalım Şakir Paşa Ailesi'nin çılgın ve renkli üyeleri ikinci sezonda neler yaşayacak? Herkesin emeğine sağlık.

6 yorum:

  1. Ne güzel bir dizi incelemesi olmuş :) Özellikle de dizide yaratılan atmosferi çok beğenmiştim ben de ama sonra dikkatimi sürdüremedim. Ama çocuk oyuncuları inanılmaz sevdim. Ayrıca Helin Kandemir'i Netflix dizisinden keşfettim ve geleceği açık olsun, samimi bir oyunculuğu var ve bana çok geçti :)

    YanıtlaSil
  2. Dizinin ilk bölümlerini izleyip bırakmıştım güzel özetlemişsiniz elinize sağlık son bölümü izleyeceğim, genel olarak talihsizlikler olmasa da bu yayın sürelerinde kaliteli iş çıkamıyor maalesef.Hande Altaylı çok iyi bir senaryo yazarı olduğunu merhamet ten sonra bir daha ispatladı bu işle

    YanıtlaSil
  3. Dr. Reethesh'in benim için gerçekleştirdiği bu büyük mucizeyi kutlamak adına hepinizin bana katılmasını istiyorum. Beş ay önce beni terk eden eşim eve geri döndü. Giderken yüzüme karşı bir daha asla geri dönmeyeceğini söylemişti. Artık benimle ilgilenmediğini belirtmişti. Ancak, benim için bu mucizevi işi yapan Dr. Reethesh ile iletişime geçtikten sonra eşim tekrar yanıma döndü. Dr. Reethesh ile, kendisi için doğru partneri seçmekte zorlanan bir sınıf arkadaşım sayesinde tanıştım. Arkadaşım, Dr. Reethesh'in doğru partneri seçme konusunda kendisine isabetli bir karar vermesinde yardımcı olduğunu söylemişti. Ayrıca kuzeninin evliliğinin de çöküşün eşiğinde olduğundan bahsetmişti; kuzeni ve eşi sürekli kavga ediyor ve boşanma noktasına gelmişlerdi. Sonunda her şeyi düzelten kişinin yine Dr. Reethesh olduğunu anlattı. Dr. Reethesh, kuzenimin evliliğinde yaşanan tüm sorunların arkasında, ondan nefret eden birinin olduğunu ortaya çıkarmıştı. Benim durumumda da benzer şeyler yaşandı; evliliğimi kurtarmaya geldiği için Dr. Reethesh'e minnettarım. İhtiyacınız olursa kendisine WhatsApp (+2349012999010) veya e-posta (reethesh60@gmail.com) yoluyla ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  4. Uzun yıllar süren acı ve kederin ardından, DR WALE imdadıma yetişti. Hayatımın aşkıyla evlenmiştim ve üç çocuğumuz vardı. Başlangıçta ailece huzur içinde, sorunsuz bir hayat sürüyorduk. Ancak zaman geçtikçe eşimle ciddi kavgalar etmeye başladık. Aramızdaki tartışmalar kontrolden çıktı ve eşim yollarımızı ayırmamız gerektiğini, boşanmak istediğini söylemeye başladı. Gözlerimin önünde eşimle satış elemanımız olan kadın arasında bir ilişki yaşanıyordu. Eşim bana ve çocuklara kötü davranmaya başlamıştı. Bir arkadaşıma eşimin bana ve çocuklara olan kötü davranışlarından bahsettim; o da bana DR WALE'den söz etti. Her şey tamamen çığırından çıkmadan önce bir çözüm bulmam gerekiyordu. Konuyla ilgili DR WALE ile iletişime geçtiğimde, benim için hızlı bir inceleme yaptı ve yaşanan her şeyin arkasında satış elemanımızın olduğunu tespit etti. DR WALE'e ne yapılması gerektiğini sordum. Eşimin gözünü açmak için bazı ruhsal arınma işlemleri yapmam ve bir büyü yaptırmam gerektiğini söyledi. Gerekli ödemeleri yaptım ve gerisi kendiliğinden halloldu. DR WALE hayatımdaki en güzel şeyi gerçekleştirdi. Eşimin gözü açıldı; benden ve çocuklardan af diledi. Bugün hepimiz yeniden büyük, mutlu bir aile olarak yaşıyoruz. Her şey için teşekkürler DR WALE. EĞER EVLİLİĞİNİZDE, İLİŞKİNİZDE VEYA PİYANGO OYUNLARINDA SORUNLAR YAŞIYORSANIZ, İLETİŞİME GEÇECEĞİNİZ EN İYİ KİŞİ DR WALE'DİR. Kendisine WhatsApp veya Viber üzerinden +2347054019402 numarasından ya da drwalespellhome@gmail.com e-posta adresinden ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  5. Dr. Wale, bana ve aileme yaptığınız tüm iyilikler için size ne kadar teşekkür etsem azdır. Annem ve babam kendi başlarına çözmeye çalıştıkları bir sorun yaşıyorlardı ancak hiçbir çaba sonuç vermedi; sonunda yollarını ayırdılar ve bu durum biz çocuklar için çok zorlu bir süreç yarattı. Anne ve babamızın yeniden bir araya gelmesini istiyorduk; bu yüzden Dr. Wale ile iletişime geçmeye karar verdik. Kendisi, daha önce kız kardeşimin eşiyle yaşadığı evlilik sorununu çözmesine yardımcı olan kişiydi. Anne ve babamızı tekrar bir araya getirip getiremeyeceğini öğrenmek için ona başvurduk. Kendisiyle görüştüğümüzde, anne ve babamızın ne kadar süredir ayrı olduklarını sordu. Biz de dört yıldır ayrı olduklarını söyledik. O ise bunun bir sorun teşkil etmediğini belirtti. Süreç tamamlandığında, annemle babamın artık birlikte olmamasını sağlayan kişinin aslında babamın bir arkadaşı olduğunu öğrendik. Ancak Dr. Wale sayesinde anne ve babam nihayet yeniden bir araya geldi. Artık büyük bir aile olarak hep birlikteyiz. Eğer anne ve babanız boşanmışsa ve yeniden birleşmelerini istiyorsanız, iletişime geçebileceğiniz en doğru kişi Dr. Wale'dir. Dr. Wale'e WhatsApp veya Viber üzerinden +2347054019402 numarasından ya da drwalespellhome@gmail.com e-posta adresinden ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  6. Bana sağladığı büyük yardım için DR. REETHESH'e çok teşekkür ederim. Son beş aydır eşimle ciddi boşanma tartışmaları yaşıyorduk. Eşimle birbirimizi seviyorduk ve ilişkimiz gayet iyi gidiyordu. Bu yıl 14 Şubat'ta hiçbir sorun olmadan bir randevuya çıkmıştık; ancak sonrasında tüm sorunlar baş gösterdi. 10 Mart'ta katılması gereken bir görüşme randevusu vardı ve o da buna katıldı. Aynı ay içinde, bir numara onu sürekli arayıp mesaj atarak ne zaman tekrar buluşacaklarını soruyordu. Bunu ona sorduğumda, sadece halini hatırını soran bir arkadaş olduğunu söyledi. Bu durum devam edince onu tekrar sorgulamak zorunda kaldım ve bu yüzden tartıştık. Ertesi hafta bana boşanmak istediğini söyledi. Eşyalarını toplayıp evi terk etti. Çok üzgün ve kahrolmuş durumdaydım çünkü eşimi seviyordum. Ayrıca, kendi isteğiyle böyle davranmadığına inanıyordum. 15 Mayıs'ta imzalamam gereken bir mahkeme yazısı aldım. Haziran ve Temmuz ayları boyunca karşılıklı süreçler devam ederken, avukatım artık yapabileceği bir şey kalmadığını ve pes etmem gerektiğini, son duruşma tarihinin ise 5 Eylül olduğunu söyledi. Tam her şeyden vazgeçmek üzereyken kuzenim, bana yardımcı olabileceğine inandığı için DR. REETHESH ile iletişime geçmemi önerdi. DR. REETHESH ile iletişime geçip yaşanan her şeyi anlattım. Kendisi benden eşimin ve benim fotoğraflarımı göndermemi ve yapılacak işlemde kullanılacak malzemelerin ücretini ödememi istedi. Tüm ödemeleri yaptım. İşte o zaman DR. REETHESH, eşimle aramdaki tüm kavgaların arkasındaki kişinin eşimi temsil eden kadın avukat olduğunu ortaya çıkardı. Kadın, eşimi benden koparabilmek için ona kötü niyetli bir aşk büyüsü yapmıştı. DR. REETHESH bana, son duruşma gününde eşimin aklının başına geleceğini ve benden af ​​dileyeceğini söyledi. Gerçekten de son duruşma günü olan 5 Eylül'de, mahkeme salonunda oturan herkesin önünde eşim benden yalvararak özür diledi. Ayrıca avukat, her şeyin arkasındaki kişinin kendisi olduğunu itiraf etti ve yaptığı yanlışlardan dolayı ondan beni affetmesini rica etti. Şu anda bu satırları okurken, sevgilimle yeniden bir aradayız; ilişkimiz eskisinden çok daha güçlü ve iyi durumda. Eğer siz de yardıma ihtiyaç duyarsanız DR REETHESH ile iletişime geçebilirsiniz. Kendisine WhatsApp üzerinden +2349012999010 numarasından veya reethesh60@gmail.com e-posta adresinden ulaşabilirsiniz

    YanıtlaSil

Diziler, Filmler... Ne İzlesek?

The Shards 80'ler modası Instagram üstünden pazarlanırken ve insanlar da gönüllü üreticiler olarak 80'ler fotoğraflarını keyifle pa...