Tatil dönüşü melankolisi.
Var değil mi böyle bir şey?
Bence var.
Artık çalışmaya başladığım için, hayatımda ilk defa bu kadar kısa bir yaz tatili yaptım.
Sadece bir hafta.
Ve dönüşte de "merhaba depresyon".
Tamam, birçoğunuz "Bir haftayı da beğenmiyor musun?" diye bana kızabilir.
Ama okul zamanları her yaz en az bir buçuk - iki ay geçirdiğim şu cennette ilk kez bir haftacık geçirdim ve sonra pis, kirli, yapay plaza/ofis hayatına geri döndüm. Beni de anlayın. Ruh da beden de bunu kabullenmek istemiyor.
Hem de Marmaris gibi bir yerden İstanbul'a dönünce.
Instagram'dan takip edenleriniz görmüştür.
Hızlandırılmış bir tatil oldu.
Kısa olunca her gün bir şey yapmak istiyorsunuz ama hepsini yapamıyorsunuz.
Bisikletimle çok mutluydum!
Her sabah 6.30-7 gibi kalkıp Marmaris-İçmeler sahil yolunda bisiklet sürdüm.
Bu yazıda paylaştığım fotoğrafların hepsini sabah 8'de, bisiklet turumdan dönüşte çektim. Marmaris'te iki pedal üstünde olmayı çok seviyorum!
Fotoğrafı çekerken elimde birkaç yaz polisiyesi, kulağımda Amy Winehouse'un ruhunu taşıyan Kovacs'ın Cheap Smell albümü ve önümde sonsuz deniz var. Geç kalmış bir yaz tatilini telafi ettirir bence.
Kovacs'ı başlı başına bir yazıda yazmak istiyorum, ama burada da değinmem gerek. İkinci albümü Cheap Smell geçen yaz çıkmış olsa da, ben bu yaz keşfettim Kovacs'ı ve bu albümü. Benim için bu yazın albümü budur. Soul, caz ve pop sularında gezinen şarkıları nefis. Besteler ve şarkı sözleri muazzam. Bence siz Kovacs'ı keşfetmek için gelecek yazı beklemeyin. Bu yaza dair tüm duygularım bu albümün içinde.
![]() |
| Son günkü bisiklet turum için arkadaşım alarmla erkenden uyanıp bana eşlik etmek istedi... |
Kapanışı Mürekkep Kokunu İçime Çektim'in ilk bölümünün ilk paragraflarından bir alıntıyla yapmak istiyorum: "Yaz geride kalmıştı. Ne olursa olsun yaz, içinde umuda ve güzelliğe dair bir şeyler taşıyordu, ama sonbahar yalnızca kışın habercisiydi."
Neyse ki yaz hala bitmiş sayılmaz.
Sayılmaz, di mi?
Beni sosyal medyadan takip etmek için:





