12 Ocak 2014 Pazar

140 KARAKTERLİK TESPİTLER #3

Tespitlere geçmeden önce müjdemi isterim! Çok sevdiğiniz yazı dizimin ikincisini yazıyorum. Perşembe günü yayımlamayı planlıyorum. (Tabii "Şunu da yaz, Mert!" dediğiniz her şeyi yazacağımı da belirtmek isterim.)
Sevgili okurlarım/takipçilerim, nasılsınız? Hayatınız nasıl gidiyor? Yuvarlanıp gidiyor musunuz yoksa düz bir çizgide mi ilerliyorsunuz? Hepsini yazın, tek tek okuyacağım.
Bu arada hava ne kadar güzel, değil mi? Gerçi güneşe aldanmamalı, neticede kış ayındayız ve rüzgar sert esiyor. Ama dışarı çıkıp biraz hava almalı.
***
İlk iki tespit: 1 ve 2. Şimdi de yeni tespitler:
Her hücrem, Karaköy'den Barbaros Bulvarı'na yaptığım gidiş-dönüş yürüyüşün yorgunluğunu hissediyor. Ben hepsininkini hissediyorum.
Evinde mutlu olmayan veya olamayan kişi hiçbir yerde mutlu olmaz veya olamaz. İyi akşamlar veya şimdiden günaydınlar!
2 yüzlü insanlardan uzak durmak gerektiğini söylediği halde 2 yüzlü davranan insanlara artık 4 yüzlü diyorum.
Bu yıldan beklediğim bazı şeyleri iç sesimden dinlediniz...
Otel koridorları için çirkin ve zevksiz tablolar üreten firma... seni bulacağım!
Eski yılın son günü ve yeni yılın ilk günü olması da benim şansım.
Her yılın son gününü hasta olup olmama denkleminde geçirmem, ama bunun mutlu sona bağlanması gelenekselleşti!
Kar kürelerini, düşen kar taneleri içimi ürpertmediği için seviyorum. Hepinize sımsıcak bir yıl diliyorum!
I can't make up my mind if... (Boşluğa benim için her şey konulabilir!)
Tam üç kez başlar gibi yapıp reklama dönen diziler istemiyoruz!
Hava kararınca benim de güneşim batıyor.
Bilgisayar başında yazarken, çizerken gece olmuş. Ben gece olmuşum. (02.00)
Paragraf kelimeye ihanet ettiğinde... Benim intikamımdan korkun.
Blog varken gözüm başka hiçbir sosyal medyayı görmüyor. Ama yine de meraklısına: Twitter adresim

1 yorum:

YORUMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!