17 Temmuz 2020 Cuma

GÜNLER GEÇİYOR...


Günler geçiyor. Hiçbir şey olmuyor. Çok şey oluyor. Kitap siparişlerim geldi. Jack London'dan Martin Eden ve Deniz Kurdu, Emily Brontë'den Uğultulu Tepeler, Émile Zola'dan Thérèse Raquin, Gonçarov'dan Oblomov, Joe Dunthorne'den Denizaltı romanlarını söylemiştim. Bu altı romanın üçünü bitirdim. Martin Eden'in 2019 yapımı filmini de izleyeceğim. Denizaltı (Submarine) da 2010 yılında filme uyarlanmış, ona da bir bakacağım.

Bu ara birkaç François Ozon filmi izledim. Bunlardan biri Genç ve Güzel (Jeune & Jolie)'di. Bana tema olarak Lana Del Rey'in Sad Girl şarkısını hatırlattı. Netflix'te de Tatil (The Holiday) diye, 2006 yapımı uzun bir romantik komedi filmi açtım. Los Angeleslı Amanda ve Londralı Iris'in kalp kırıklıklarından kaçmak için birbirlerinin evlerinde yaşamaya başladıkları iki haftalık bir zaman diliminde yaşadıkları yeni kalp maceralarını anlatan film, "Ah ah, ben de böyle bir ev değiş tokuş programına katılsam da, kısmetimi bulsam bari!" diye düşünmenize yol açan, duygusal bir hikayeye sahip. Cameron Diaz, Kate Winslet, Jude Law, Eli Wallach oynuyor. Hepsi ne kadar genç. Eli Wallach değil tabii, o hayli yaşlanmıştı.

NASA'nın açıklamasının ardından zodyağa yılan burcu diye bir burç mu eklendi gündemi, burçlar değişti mi tartışmasını doğurdu. Bu, her yıl gündeme gelen klasik burç spekülasyonlarından biriydi. Aslında hiçbir şeyin değiştiği yoktu. Ben hala 21 Kasım doğumluyum, hala son gününden Akrep mi yoksa bir sonraki gününden Yay mıyım ikilemini yaşıyorum ve hala "Yay gibi gerilir, Akrep gibi sokarım" gibi bir espri yapabiliyorum. Ayrıca bu sözde yeni burç tarihlerine göre bazı burçların zaman aralığı neredeyse 1.5 gibi ekstrem bir süreyken, Akrep olmak için sadece 7 gününüz vardı! Eğer tarihler değişmiş olsaydı, ben Terazi olmuş olacaktım.

Sevgiler... 

Buralarda da çok konuşuyorum: 

12 yorum:

  1. Evet değişim yokmuş. Olsaydı bile ben oğlaktım yani banane. Bunca yıl benimsediğim burcumdan vazgeçmem :) Gerçi yay burcuna da baktım da o da bana uzak bir burç değil. Ama canım oğlak, benim oğlak :) Sosyal medya da bence kapatılmaz. Daha evvel de bu hacklenme olayları gündeme gelmişti. Gerçi bu seferkinin boyutu daha büyükse bilemem ama yine de sosyal medyanın tümden kapatılacağını düşünmüyorum. Sadece bireysel bazda da değil, firmalar veya çeşitli kuruluşlar da sosyal medyaya bağımlı halde artık günümüzde. Kapanmaz yani bence.

    YanıtlaSil
  2. Değişim varsa bizim aile hepten farklı burçlara geçtik demektir:)

    YanıtlaSil
  3. Ben başağım, başaklığımdanda çok memnunum. Burçlar değişti diye kortum bir an.

    YanıtlaSil
  4. Burcumun özelliklerini yeni öğrendim değişmesin tekrar enerji harcamak olmaz.

    YanıtlaSil
  5. Bu tür haberler çıkıyor zaman zaman. Her iki durum da inandırıcı gelmedi bana. Burçlar değişmez, sosyal medya kapatılmaz bence. Teşekkür ederiz ☺️🤚

    YanıtlaSil
  6. Değişim olsaydı oğlağa geçiş yapıyorduk

    YanıtlaSil
  7. 26 yıllık ikizlerim, kabullenemiyorum boğa olmayı! :)

    YanıtlaSil
  8. yok ya burçlar değişmez her sene gündeme geliyor cidden. ben oğlak burcuyum. yay olmayı kabul etmiyorum :))

    YanıtlaSil
  9. Martin Eden, Uğultulu Tepeler, Thérèse Raquin'i okudum, Oblomov'u da çok uzun zamandır okumak istiyorum ama olmuyor bir türlü:) Keyifli okumalar:)

    YanıtlaSil
  10. Pek aram iyi değil sadece burcumu biliyorum özellikleri dair hiçbir şey bilmiyorum ama bu değişme olayı sanki önceden de gündeme gelmişti. Ee bi şey olmadığına göre simdide olmaz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  11. Martin Eden 'i yeni bitirdim ben de, güzeldi :)
    Yılan burcu tartışması hiç bitmeyecek galiba :)

    YanıtlaSil

Gmail hesabı olmayanlar, anonim seçeneği ile yorum yapabilir... Yorumlarınız için çok teşekkür ederim!