BENNU YILDIRIMLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BENNU YILDIRIMLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2023 Cuma

BİR DÜŞÜŞÜN ANATOMİSİ: KALDI GERİYE CEVAPSIZ SORULAR...

Bennu (Yıldırımlar) abla ile çok yakın iki dost -sanırım artık bu kelimeyi kullanabilirim- olmamızın yanı sıra çok da iyi sinema arkadaşıyız denebilir. Vizyondaki filmlere göre ayda iki, bazen üç kez sinemaya gideriz. Son dönemlerde birlikte izlediğimiz filmler arasında aklıma Kuru Otlar Üstüne, Okul Tıraşı, Kar ve Ayı, Karanlık Gece geliyor. En son da geçtiğimiz hafta sonu Bir Düşüşün Anatomisi'ne gittik. Bir cinayet soruşturmasının ve yarattığı psikolojik travmanın izlerini süren, Justine Triet imzalı film, bu yıl Cannes’da Altın Palmiye’yi kazanmıştı.

Aslında klasik bir mahkeme draması bu. 

İkisi de yazar olan karı-koca çiftimiz Sandra ve Samuel, Fransız Alpleri’ndeki dağ evlerinde, kısmen görme engelli çocukları Daniel'le birlikte yaşamaktadır. Film, Sandra'nın kendisiyle röportaj yapmaya gelmiş olan kadınla olan sahnesiyle açılır ama kocası Samuel'in üst kattan adeta röportajı sabote edercesine açtığı yüksek sesli müzik, röportajı yapmalarına engel olur. Daniel, rehber köpekleri Snoop ile birlikte eve geri döndüğünde, babası Samuel'in balkondan düşmüş cansız bedenini bulur. Sandra da, kendini bir anda bir dava sürecinin içinde, cinayet sanığı olarak, mahkeme koridorlarında buluverir... Peki bir anda kamuoyunun odağı haline gelen ve kocasıyla olan ilişkisinin tüm detayları gözler önüne dökülmeye başlayan Sandra acaba kendini aklamayı başarabilecek midir? 

Filmin başrolünde, filmdeki karakterinin adı da Sandra olan Sandra Hüller var. Aklımızdaysa tek bir soru: Sandra katil mi, değil mi? Ama bir süre sonra, filmin bu sorunun yanıtını bulmak gibi bir derdi olmadığını anlarız. Filmde daha çok, Sandra'nın işlemediğini iddia ettiği bir cinayetten suçlandığı için ne kadar hırpalandığını izleriz. Dolayısıyla film tür olarak bir polisiye sayılmaz. Çünkü ortadakinin bir intihar mı yoksa bir cinayet mi olduğuyla ilgilenmeyiz. Film bittiğinde de bu sorunun cevabını almış olarak ayrılmayız salondan. Filmin başrolü belirsizliktir. 

Sandra Hüller, Jehnny Beth, Samuel Theis'in oynadığı Bir Düşüşün Anatomisi'nin yönetmeni Justine Triet. Küçük çocuk oyuncu Daniel dahil herkes çok iyi iş çıkarmış. Film süresinin neredeyse Nuri Bilge Ceylan'ın son filmiyle yarışırcasına (!) 150 dakika olması şahsen beni sonlara doğru biraz fazla sıksa da, iyi bir film izlediğimi söyleyebilirim. Vizyondan kalkmadan gidip görmenizi tavsiye ederim. Notum 7.5/10. 

instagram.com/ofluoglumert

twitter.com/ofluoglumert

10 Ocak 2019 Perşembe

İLK SAYIM ÇIKTI!


Bildiğiniz gibi geçen yıl internette blog'umda yazdığım hikaye serimin baş karakteri, Atlas adında bir gençti… 

Ve kitabın adı da, "Mürekkep Kokunu İçime Çektim"… 

Şimdi bir yıl sonra şu tesadüfe bakın ki, Atlas'ın dergisi Glober'ın yazı işleri müdürü oldum ve mürekkep kokularını dilediğimce içime çekebileceğim; çünkü sevdiğim ve zaten alıcısı olduğum pek çok derginin çıktığı bir yayın kuruluşu olan Group Medya’dayım! 

Ben Glober'da yazıyorum ama InStyle’dan Marie Claire Maison’a, National Geographic’ten Psychologies’e dek pek çok dergi de buradan çıkıyor. Bu dergiler bir alıcılarını kaybetti diyebiliriz! 

Ama siz dergi almaktan hiç vazgeçmeyin, olur mu? Dergi kültürü bambaşka bir şey, internet bunun yerini tutamaz. Ve bir gün olur da matbu yayınlar tarihe karışırsa diye, ben çocukluktan beri istediğim iş olan dergiciliği ucundan kıyısından da olsa yakalayabildiğim için çok mutluyum! 

***

Çocukluğumda saman kağıtlara yaptığım el yapımı yüzlerce dergiyi hala saklıyorum. 

Bu dergileri yaparak büyüdüm ben. 

Okuma yazmayı öğrendiğimden beri kağıtları ortadan ikiye katlayarak bazen sekiz, bazen on altı sayfalık o kadar çok dergi yaptım ki... 

Kimi çizgi roman dergisi olurdu bunların, kimi televizyon-sinema, kimine yazılar yazardım, kiminin içine testler, bulmacalar bile yapardım! 

Daha o zamanlar biliyordum yani ileride "büyüyünce" bu işi yapacağımı. 

İşte şimdi elimde tuttuğum, benim diyebileceğim bir dergide çalışıyorum.



İlk sayım olan Ocak 2019 sayısında zarafetiyle ve doğallığıyla beni her seferinde kendisine hayran bırakan Bennu Yıldırımlar’la yaptığım röportajımdan, kışın doğada olmaya dek pek çok yazım ve röportajım yer alıyor.




Ayrıca ay boyunca görülmesi gereken sergiler, filmler, tiyatrolar, konserler ve yeni çıkan kitaplar da ajanda sayfalarında… 

Siz de dergiyi internetten tablet şeklinde okuyabilirsiniz. Havayolunun kendi stesinde mevcut.

Bu arada siz bu sayıyı okurken, biz Şubat 2019 sayısı için çoktan çalışmaya başladık bile. Günlerim inanılmaz yoğun geçiyor. Sınırlı hafta sonu günlerimde bile, yine çok uzağa gitmiyorum, yoğunluktan hafta boyunca fırsat bulamadığım dergi ve kitapları okuyorum. Ve bir de, bugünlerde son okumasını yapmam gereken bir romanım var. 

Kısacası yazı işlerine devam!

Beni sosyal medya hesaplarımdan takipte kalabilirsiniz:

instagram: @ofluoglumert

twitter: @ofluoglumert

facebook: @ofluoglumert

17 Aralık 2018 Pazartesi

DERGİ İÇİN İLK RÖPORTAJIMI BENNU YILDIRIMLAR'LA YAPTIM!


Veeee Bennu Yıldırımlar!

"Managing editor / yazı işleri müdürü" olarak başladığım Atlas Global'in uçuş dergisi Glober'ın, ilk sayım olacak olan Ocak 2019 sayısı için bir röportaj yapmam gerektiğinde, aklıma ondan başka isim gelmedi. 

Çünkü ilk röportaj için en güzel başlangıç onunla olurdu... 

Bu sezonun en çok izlenen dizilerinden Kadın'da Hatice karakterini canlandırıyor ve aşırı yoğun temposuna rağmen beni kırmadı, iki arada bir derede de olsa buluştuk. 

Biliyorsunuz, onunla ilk kez bundan 5 yıl önce daha üniversitede bölümüme bile başlamamışken, hazırlıktayken hevesle girdiğim okul dergisi ve blog’um için buluşmuş, tanışmış, bir röportaj yapmıştım (burada okuyanlarınız vardır). 

Tam 5 yıl sonra, profesyonel anlamdaki ilk röportajım için de başlangıcı yine onunla yapmak istedim. "Seninle ilk buluşmamızın üstünden kaç yıl geçti?" diye sordu, sanki daha dün gibiydi, zamanın ne kadar hızlı geçip gittiğine hep birlikte şaşırdık. 

O; mesleğini severek yapan, etrafında olup bitenlere duyarlı, insan ilişkilerine önem veren, gerçekten özel bir insan. 

Ona "Diyelim ki senarist de, oyuncu da sizsiniz. Kendinize nasıl bir karakter yazmak isterdiniz?" diye de sordum, oyuncu olmasaydı hangi mesleği yapacağını da. 

Uzun, keyifli bir röportaj oldu, sorularımı her zamanki samimiyetiyle, doğallığıyla ve zarafetiyle yanıtladı. 

"Olduğu gibi" bir Bennu Yıldırımlar röportajı, Glober'ın Ocak 2019 sayısında. İnternetten de derginin kendi sayfasından okuyabileceksiniz. Detayları paylaşacağım.

Sevgiyle kalın! 

instagram: @ofluoglumert

twitter: @ofluoglumert

facebook: @ofluoglumert 

Edebiyat Dünyasından Son Dedikodular...

Edebiyat dünyasının gündemi bazen en heyecanlı magazin haberlerini aratmıyor. Kitabını yapay zeka ile yazdığı iddia edildiği için prestijli ...