8 Kasım 2014 Cumartesi

HAMLELER PROFESYONEL, SADECE...

 

İstanbul benim için özel tiyatrolar şehri demek. Geçen yıldan beri gittiğim özel oyunları buraya yazıyorum. Bugün Cevahir'e gidip de tesadüf eseri bu kuralın bozulacağı aklıma gelmezdi. Gerçekten de her şey spontane gelişti.

Tiyatro katına aylık oyun kataloğunu almak için, öylesine inmiştim. "Profesyonel"in bu ayki tüm biletleri de şimdiden satılmıştı. Tam da bu noktada araya girerek geçen yıl Bennu Yıldırımlar'la yaptığım röportajdaki şu bölümü anımsatmak istiyorum:

Mert: Eşiniz Bülent Emin Yarar’la aynı yazarın (Duşan Kovacevic) farklı tiyatro oyunlarında oynuyorsunuz? Bununla ilgili evde konuşuyor musunuz?

Bennu: Konuşuyoruz tabii (Gülüyor)! Ben Kovacevic’in üç tane oyununda oynadım. Bülent “Profesyonel”e hala devam ediyor.
Mert: Kapalı gişe, bilet bulamıyoruz!
Bennu: Eee, tabii, iyi oyun, güzel oynanıyor. Bizim de işte “İntiharın Genel Provası” ile başladı. Ondan sonra “Buluşma Yeri” ve en son da “Dar Ayakkabıyla Yaşamak”. Biz Kovacevic’i seviyoruz. O da bizi seviyor, geldi, gördü.
Yani oyun yıllardan beri kapalı gişe oynanan bir oyundu. Gişedeki kadına, öylesine, aralık ayı için bilet alıp alamayacağımı sordum. O da biletlerin henüz çıkmadığını söyledi. Sonra yanındaki kadın, tek kişilik bilet mi alacağımı sordu. Ben "Evet" dedim. Ve bir bilet alabildim! Benim gibi başkaları da vardı, onlara da bilet çıktı. Sanırım internet üzerinden bilet alıp sonra iade edenlerin boşluğuydu bu. Saat 15.00'daki oyuna girdim. Hem de biletim en ön sıradandı. A sırası 18 numara. Açıkçası boynum biraz tutuldu ve sürekli sağa bakmak zorunda kaldım ama Yetkin Dikinciler önümde oynadı yahu! (Açıkçası salon full dolu değildi, tüm biletler satıldığı halde bu nasıl iş ben anlamadım.)

Oyunla ilgili önceden tek bildiğim şey tanıtım bültenindeki şu sözlerdi: "Bir edebiyat adamı, bir sekreter ve bir gizli polisin sürprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek hikayesi. Bir kara komedi." Ben de oyunu aklında hep polisiye türünde, gizem ve gerilim içerikli bir atmosferde geçecek diye canlandırıp duruyordum. İşte bu nedenle oyun başında Yetkin Dikinciler daktilosu başında bir şeyler yazıp bir yandan da seyirciye arada komik sorular sorup gülmeye başlayınca, "Eyvah," diye düşündüm içimden. "Bu oyun komedi!" Nitekim öyle de oldu. Oyun komedi ve yer yer dramdı. Bu açıdan ele alacak olursak beklediğim gibi değildi yani ve ben beklediğim gibi olmadığını oyunun başında görmüştüm. (Ben biraz daha Trabzon Devlet Tiyatrosu'nda izlediğim "Ölüm Öpücüğü" tarzında bir oyun bekliyordum nedense. Aman Allah'ım, ne oyundu o! Şaşırtıcı bir Hitchcock gerilimiydi sanki! Sanki bir filmdi!)


Ama Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar sahnede döktürdüler. Adeta mimikleriyle oynadılar. Yüzlerindeki her ifadenin bir anlamı vardı. Yazar Tea'nın sekreteri Martha'yı canlandıran Gülen Çehreli de çok iyiydi, ama rolü azdı ve bu nedenle de biraz arada kaldı. Bu arada Dikinciler o kadar cüsseli ve uzun ki, Çehreli de ve hatta Yarar bile onun yanında kısacık kalıyorlar. (Tea ismini de Teo olarak düzeltesim geldi nedense, çünkü Dikinciler'e her Tea dendiğinde aklıma çay geldi.)

Kısacası... Oyunda aslında dört kişi oynasa da (diğer ikisi sekreter ve son sahnede görünen bir adam) oyunda aslında iki kişi oynuyor. Yani oyunu iki başrol erkek götürüyor. Ben beğendim. Uzun zamandır aklımda olan, ama bilet bulamadığım ve bugün tesadüf eseri izleyebildiğim bir oyun olarak kişisel tiyatro tarihime geçti "Profesyonel". Ama dediğim gibi oyun biraz daha polisiye, gizem, gerilim ya da en azından dram perspektifine yüklenseydi çok daha iyi olacaktı. Ya da ben kafamda öyle canlandırdığım, bir komedi beklemediğim için biraz hayal kırıklığına uğradım.

Evet... Yaklaşık bir saat önce oyunu izlerken, şimdi oyun bitmiş ve eve dönüş yolunda yaptığım tahlilden sonra bilgisayarı açıp değerlendirmelerimi blog'umda sizlerle paylaşıyorum. Umarım faydalı olabilmişimdir.

Kıssadan hisse: Bazen planladığımız şeyleri yaparız, bazen de böyle hiç planlamadığımız şeyi yaparız ve güzel olur! Yani siz de bilet bulamam diye düşünüp gişeye gitmemezlik yapmayın, belki tiyatro meleğinin sizin için de bir sürprizi vardır.

İsim: Profesyonel
Meslek: Tiyatro
Sicil: 8.5/10
TL: 6
İçimde kaldı: Oyun biraz daha polisiye, gizem, gerilim ya da en azından dram perspektifine yüklenseydi çok daha iyi olacaktı.



4 yorum:

  1. ya ben bu tiyatro işlerinde hiç iyi değilim.Neden takip edemiyorum neden gidip hiç izlemiyorum bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  2. Şehir tiyatrolarında da hiç bilet kalmamış olurdu . Ben de hep oyundan beş dakika önce giderdim, hiç giremediğim olmamıştı. Bir keresinde sandalye koyup izletmişlerdi. Tabi çok eskidendi bu ama hâlâ mantık aynı demek ki:-)

    YanıtlaSil
  3. Hayat böyle küçük sürprizlerle güzel, değil mi? ;)

    YanıtlaSil
  4. heeey bak ben de geçen kış tiyatro gününde gitmiştim. ilk iki sıra protokol ya, boş yer vardı, şans gele girdim ve ikinci sıradan izledim bunu. evet nefis oyun yaaa :)

    YanıtlaSil

YORUMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM!