Hafta sonları
bile erkenden uyanan benden, günaydın!
Çok yeni
izlediğim bir filmi (dün gece), sevebileceğinizi düşünerek taze taze paylaşmak
isterim.
Havalar tekrar
soğuyunca, belki bu pazar gününü benim gibi evde kitap okuyarak ve film
izleyerek değerlendirmek istersiniz.
Eğer bu bir
film değil de kitap olsaydı, kesinlikle Mert'in Kitap Kulübü listesinde olurdu,
öyle söyleyeyim...
İnanç nedir?
İçimizden geldiği için inandıklarımız mı, bize inanmamız gerektiği söylendiği
için inandıklarımız mı, yoksa inanmamaya cesaretimiz olmadığı için inanmayı
seçtiklerimiz mi? İki rahibe misyoner kız, kiliselerinin tanıtımını yapmak
için, listelerinde olan yaşlı bir adamın evinin kapısını çalarlar. Kapı önünde
konuşurlarken, bu hayli iyi niyetli ve kendi halinde görünen yaşlı adam onları
evin içine davet eder -çünkü yağmur yağmakta, hava iyice bozmaktadır. Kızlar
inançları gereği, eğer evde bir kadın yoksa, adamın evine adım atamayacaklarını
belirtirler. Adamsa, tüm güler yüzlülüğüyle, karısının mutfakta olduğunu, hatta
yaban mersinli turta yapmakta olduğunu söyler. Ve kızlar ona inanır. Ya
sonrası?
2024 yapımı
Heretic, son zamanlarda izlediğim iyi filmlerden biri oldu (Geçtiğimiz sene
Pearl'ü izlerken de aynı hissiyata kapılmıştım. O da çok iyiydi!). Din
felsefesi, entelektüel tartışmalar ve elbette korku/psikolojik gerilim
seviyorsanız kaçırmayın. Esrarengiz bodrum katları, kapı gıcırtıları, dehşetli
bir iki sahne var ama korkudan ziyade psikolojik gerilim demek bence daha doğru
olacaktır (Pearl de korku filmiydi; ama psikolojik gerilim ve dram tarafı
müthiş bir şekilde öne çıkıyordu, lütfen Mia Goth'un muazzam bir performans
sergilediği o filme de bakın). Ki bu daha güzel. Hatta tam da bu nedenle,
bilinmeyen korkunun ve felsefi diyalogların ön planda olduğu ilk yarı daha
iyiyken, görünür korkunun devreye girdiği ikinci yarı korku filmi klişelerine yenik
düşmeden edemiyor. Ama filmin tek mekanlı yapısının yarattığı klostrofobik
atmosfer çok başarılı. Müzikler hakeza öyle.
Peki ya oyuncu
kadrosu? Bir kere filmin başrolünde Hugh Grant var. Yakışıklı, iyi romantik
komedi erkeği rollerinin ardından bu yaşında onu böylesine karanlık bir
karakterle gördüğümüze şahsen pek sevindim. Performansı on numara. İki genç
rahibeyi canlandıran Sophie Thatcher ve Chloe East da çok iyi performanslar
sergiliyor (Thatcher'ın oyunculuğunu biraz daha fazla beğendim ve film boyunca
onun "Wednesday" Jenna Ortega'ya benzediğini -ya da tam tersi-
düşünmeden edemedim).
Puanım 8/10.
Tavsiyedir efendim.
Keyifli bir
pazar günü ve şimdiden iyi bir hafta olsun.
Son zamanlarda izlediğiniz iyi filmler varsa, ben de önerilerinizi duymak isterim.
instagram.com/mertinkitapkulubu
En son çıkan romanımı incelemek için: https://www.remzi.com.tr/kitap/benim-kucuk-saheserim
Kitabı sesli kitap olarak dinlemek için: https://www.storytel.com/benim-kucuk-saheserim



