22 Nisan 2023 Cumartesi

KİTAP ALMA HASTALIĞI, YAPAY ZEKA, SEÇİMLER, ALEVİ, LGBTİQA+, İMZALI KİTAP, İYİ BAYRAMLAR


"Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin tehlikesi ise robot olmak" demiş Erich Fromm. Kendimizi akıllı telefonlara kaptırdığımız gibi, ChatGPT benzeri yapay zekalara da kaptırmayız umarım. Düşünmekten, üretmekten vazgeçmeyeceğimiz, neyin ne olduğunu görebildiğimiz, bol okumalı, sevgi dolu, iyi bayramlarımız olsun.

Sezonun ilk dondurmasını Caddebostan sahilindeki Beltur'da yedim. Topu 15 tl, gayet uygun fiyat. Daha da güzeli su marketten bile ucuz: 3.5 tl.

Murat Soner, Biz Kimden Kaçıyorduk Anne için: "Bir lise öğrencisi adamakıllı bir senaryo yazıp gönderse bırak çekmeyi, okumayacak olan Netflix işte bunları çekiyor!" derken, Aile için de şöyle diyor: "Şöhretli oyuncularla olmayan konuyu izleten dizi..." Tam isabetli konuşmuş!

Köfn'ün yeni şarkısı Al Aramızdan'ın klibi çıktı. Mabel Matiz'den sonra Köfn de kliplerinde cüretkar ve sanatsal denemelerde bulunmaktan korkmuyor.

Hala kararsız olan, "yok ben oy kullanmicam ya" diyen seçmen varsa, Hadise'den gelsin: "Denenmişi denemek yok. Hiç olmadı kitabımda. Olduramazsın."

Hayvan haklarını korumak için hayvan olmaya gerek yok. Kadın haklarını korumak için kadın olmaya gerek yok. LGBTİQA+ haklarını korumak için LGBTİQA+ olmaya gerek yok. Alevi haklarını korumak için Alevi olmaya gerek yok. Sadece vicdanlı olmaya gerek var. Etiketlere gerek yok.

67 milyon nüfusu olan Birleşik Krallık (İngiltere, İskoçya, İrlanda ve Galler)'ta 2022 yılında 669 MİLYON FİZİKSEL KİTAP satıldı -dijitaller buna dahil bile değil. Üstelik bu, tüm Birleşik Krallık tarihindeki en yüksek satış rekoru. Matbu öldü diyenlere gelsin. Matbu ölmedi.

Kitap alma hastalığım bitmediği, aksine her an daha da fazla şiddetlendiği için, insanların kafelere gidip çay kahve içmesi gibi, ben de kitap almaya gidiyorum. Bayramın ilk günü de nöbetçi eczane arar gibi açık kitapçı aramazsın be kardeşim... Biri beni durdursun!!!

Ara ara romanlarımla ilgili imza günü yapıp yapmadığımı sorup, benden imzalı kitap isteyenleriniz oluyor. Kitabı Kitapyurdu'ndan, internetten almak yerine siz bize gönderin, hem de imzalı olsun, biz size hem kitap hem kargo parasını yollayalım diyenleriniz oluyor. Bilmiyorum; olur mu ki öyle? Üretim, tüketim ve dağıtım tek yerden... Instagram ve twitter'dan bana özel mesaj olarak yazabilir mi bu şekilde isteyenler. Bakalım, sayımızı görelim. Belki de tek seferliğine girişirim bu dağıtım işine. :)

Tekrardan herkese iyi bayramlar!

instagram: @ofluoglumert

twitter: @ofluoglumert

11 Şubat 2023 Cumartesi

KAHRAMANMARAŞ VE HATAY DEPREMLERİ


6 Şubat günü Türkiye'nin 10 kentinde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 100 saatten fazla bir süre geçmesine rağmen,yıkıntılar altında hala bir sürü insan kurtarılmayı bekliyor. Bazıları açlık ve soğuktan ölüyor. Ölü ve yaralı sayısı anbean yükselirken, arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. Ama yetersiz...

Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay başta olmak üzere Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’yı yerle bir eden deprem sonrası ülke genelinde yedi günlük milli yas ilan edildi, üç ay süreyle OHAL ilan edildi.  

Can kaybı sayısının an itibariyle 20 bin 665'e yükseldiğini duyurulurken, açıklanan yaralı sayısı ise 80 bin 88 oldu.

Korkunç!!!

Devletimizin ve hükümetimizin yapması gereken her şeyi, güzel yürekli sanatçılarımızın yol göstericiliğinde, vatandaş olarak her birimiz sırtlanıyoruz. Böyle de bir ülkeyiz işte. Herkes iyi ki var.

Haluk Levent, kurduğu yardım platformu AHBAP sayesinde deprem bölgesindeki insanlara dur durak vermeden yardımcı oluyor. Twitter hesabından yayınladığı son videoda kendisine yardım eden Kenan İmirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ, Ali Sunal, Oktay Kaynarca, Sinem Kobal, Ezgi Mola, Aleyna Tilki, Hande Erçel, Elçin Sangu gibi isimlerle kamera karşısına geçen Haluk Levent, deprem bölgesi için yapacaklarını tek tek anlattı.

İBB’nin başlattığı ‘Yardım Kampanyası’nda İstanbulluların ve İBB birim, iştirak şirketlerinin desteğiyle 2 milyonun üzerinde yardım sağlandı. Yenikapı ve Kartal’daki yardımların toplanma merkezlerinde Serenay Sarıkaya, Burak Deniz, Aras Bulut İynemli, Çağlar Çorumlu, Burcu Biricik, Levent Üzümcü, Sarp Apak gibi ünlü isimler de gönüllü olarak çalışmaya katıldı. 

Gönüllü destek vermek üzere merkeze gelenler arasında yer alan İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Tamer Levent, Şenay Saçbüker, Şehnaz Bölen, Bensu Orhunöz, Emrah Özertem, Orhan Aydın, Levent Üzümcü, Yıldıray Şahinler, Bennu Yıldırımlar, Özge Özder ve birçok İBB Şehir Tiyatroları oyuncusu vardı.

Yazar İlber Ortaylı ile oyuncu Aras Bulut İynemli, Hande Doğandemir, Berkay Ateş, Güven Murat Akpınar, Engin Öztürk, Salih Bademci, Timur Acar, Çağlar Çorumlu ve Hasibe Eren de yer aldı.

Yılmaz Özdil iki gün önce Sözcü'deki köşesinde, "Devletin üstüne liyakatsizlik çöktü, devletin çökmesi anormal midir?" diye yazdı.

Cumhuriyet Gazetesi bugün "TEK ADAM ENKAZI" başlığı attı.

Adıyamanlı bir depremzede, "Avrupa bizi kıskanıyormuş. Avrupa seni kıskanıyor da 4 gündür sen niye bir kepçe gönderemiyorsun? Hem de partinin adamıyız biz." dedi

Ben de şunları yazmıştım:

Ölümünüzü nasıl alırdınız? 1+1 mi, 2+1 mi? 1 milyon liracık farkla 3+1 ölüm verelim? 500 bin lira ilaveyle ekstra acılı ister misiniz? Başka bir arzunuz yoksa, hesabı kapatıyorum... 

Keşke bu satırlar yazdığım bir roman taslağında, distopya olarak kalsaydı...

"Deprem Allah'tan geldi, ne yapabiliriz ki!" diyenler var hala...

Evet kardeşim, deprem Allah'tan geldi ama ÖLÜM Allah'tan gelmedi. 

Japonya'da da deprem Allah'tan geliyor ama kimsenin burnu bile kanamıyor. 

Neden? 

İşte bunun farkına vardığımız an her şey değişecek!

Ve son soru: Siz olsanız en büyük travmanızı yaşarken fotoğraflanmak, videoya çekilmek, acı görüntülerinizle internette paylaşılmak ister miydiniz?!

Güncel paylaşımlarım için takipte kalınız: 

6 Şubat 2023 Pazartesi

KORKUNÇ DEPREM!

Prof. Dr. Naci Görür diyor ki: "Bir devlet vatandaşının can güvenliğini sağlamak yerine habire konut projesi yapar mı? Böyle bir şey olabilir mi?" Oluyor işte... 

"Depreme hazırlıklı olmanın 1. yolu devletten geçer. Devletin halkı depreme karşı bilinçlendirmesi, bilgilendirmesi gerekli." diye devam ediyor.

Türkiye, korkunç bir deprem felaketiyle uyandı yeni güne. 

Kahramanmaraş merkezli toplamda 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, hem Maraş'ta hem Malatya'da binlerce can kaybına neden oldu. Haberlerde her an yeni bir gelişme...

Trabzon'da dahi çok şiddetli hissedilmiş deprem.

Ben İstanbul'daydım. Burada bir şey yok.

Ülkemizin deprem gerçeğine siyasetçiler ne zaman çözüm bulacak acaba?!

Geçmiş olsun!



1 Şubat 2023 Çarşamba

NELER OLDU?

 

* Trabzon'a gittim geldim. 

* Gidişte de dönüşte de uçakta benden başka tek bir Allah'ın kulu maske takmadı. (Sanırım tek bir kişi taktı.)

* Uykusuz 25 Ocak'ta yayımlanan 801. sayısıyla kapandığını duyurdu. Böylece tek mizah dergisi Leman kalmış oldu. Herkes üzüldüğünü söyleyip durdu. (2017'de Penguen kapanmıştı. Dergileri kapanma kararı almadan önce alıp destek olursanız, üzülmezsiniz. Aynısı Leman'ın da başına gelmesin. Bari Leman almaya devam edin...)

* İsmini blog'umdan (ç)alan Kafa Dergi, 100. sayısını yayımladığı Ocak sayısında fiyatını 28 tl olarak güncelledi.

* MUBİ'de, Audrey Hepburn'ün 1963 tarihli Öldüren Şüphe filmini izledim. Stanley Donen imzalı film, stilize sahnelerle ve repliklerle dolu! Anlam veremediğim bir şekilde romantik komedi filmi diye sunulsa da aslında Hitchcockvari bir kara komedi, polisiye. Muzip yüz ifadeleriyle Audrey Hepburn döktürüyor.

* Trabzon'u nazar ettim! Geldim, iyi güzel, nispeten ucuz buralar dedim. Döneceğim gün simit 3.5'tan 4.5, ekmek 8'den 10, başka bir ekmek 20'den 25 oldu. 

* İki hafta önce Trabzon'a beni İstanbul'dan daha sıcak bir hava karşıladı: Kara kışın ortasında 25 derece! Ne kar ne yağmur, hiçbir şey yok... Bu iklim krizi ne olacak böyle? Çok endişe verici bir gelecekle karşı karşıyayız. Herkes çevresini korumak için elinden geleni yapmalı. 

* Merkez Bankası konut fiyat endeksine göre 100 metrekare ev alabilmek için 30 yıl çalışmak gerekiyormuş. 2019'da ise 12 yılmış. şu anki paramızla hiçbir şey alamıyoruz arkadaşlar kitap ve sudan başka.

Ben hala geçen yıl 1 lira olan bazı paketli bisküvilerin 15.99 lira olmasını atlatamadım.

* Pazartesi akşamları Yasak Elma'nın karşısında başlayan ve en son dördüncü bölümü yayınlanan Ömer dizisi, AB grubunda 1. oldu. Cumhuriyet gazetesinde diziyle ilgili şöyle bir yazı yayımlandı: "Muhafazakâr ailelerin çocuklarına nasıl baskı kurduğunu dramatik dille anlatan Ömer, her kesimden büyük ilgi gördü. Ömer ve Gamze’nin öyküsü, seçim sonuçları için de yol gösteriyor. Dindar gençler, büyüklerine YETER ARTIK diyor." https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/omer-askina-sahip-cikti-2026204

* Özgür Demirtaş, "Seçimlerde o veya bu nedenle oy VERMEYEN: En sevmediği adaya oy vermiş demektir..." diye son derece haklı bir tweet attı. 

* Gülben Ergen ve Haldun Dormen'li Dadı dizisine sardım. Gülben'in eski şarkılarına taktım: Arka Sokaklar, Kandıramazsın Beni, Abayı Yaktım...

* Trabzon'un en büyük kitabevlerinden RA Kitabevi'nde bir psikoloji kitabına rastladım. Seviyorum psikoloji bilimine dair bir şeyler okumayı. Çalışan arkadaş bilgisayara okuttu, 150₺ dedi. Ama o da ben de inanamadık, pahalı değil, az geldi. Sonra kasaya gidip sordu. 275₺ imiş. Baktım, iki sene önce 60₺ imiş bu kitap... İnternette hala 150, o nedenle internetten alacağım.

* D&R'ın Forum Trabzon'daki şubesi, yol kenarındaki benzinlikçi gibi kasa önündeki alanda giderayak biraz daha bir şey satalım dercesine buzdolabında su, şeker ve su satmaya başladı. 

* Hande Yener, Benden Bir Tane Daha Yok diye bir şarkı çıkardı ama bence maalesef olmadı bu seferki. Ben bunu saymadım ve ona yazdım: İlla geçmişteki Apayrı günlerine dön demiyorum. Bakıcaz Artık, Melekler ve Şeytanlar filan da şahaneydi. Sopa da çok iyiydi. Böyle kraliçeliğe övgü şarkıları sıktı artık.

* Şimdi pencereden dışarı baktım, biraz kar yağmış. O halde yazının şarkısı Candan Erçetin'in yorumuyla Her Yerde Kar Var olsun.

12 Ocak 2023 Perşembe

"GERÇEK HİKAYE" DİYE TANITILAN DİZİLER SAHİDEN "GERÇEK HİKAYE" Mİ?

Murat Soner'in YouTube kanalını biliyor musunuz?

Ara sıra baktığım nadir YouTube hesaplarından biri... 

Geçenlerde Kızılcık Şerbeti ve Çöp Adam dizileriyle ilgili iki ayrı video yapmış. Son dönemin en popüler dizisi, Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir'in oynadığı Yalı Çapkını'na da değinmiş.

Elçin Sangu ve Engin Altan Düzyatan'ın oynadığı Çöp Adam'la ilgili olan videosunda söylediklerini sizlerle paylaşmak için not aldım:

"Sizin 'gerçek hikaye' diye itelediğiniz zihniyetinizi de mahzenlerde prangalayıp itelesinler e mi! Bunların tamamının gerçek hikaye olduğunu bana biri kanıtlasın, gelsin beni ayağımdan bağlayıp mahzende yerli dizi izletsin!"

"Tabii zaten nerede ne kadar psikopatlık varsa evlerimize şelale gibi aksın! Aksın da, biri bana desin: Aynı yazarın daha kaç tane kitabı var? Allah aşkına söyleyin! O şelale artık aktığı yeri aşındırdı!" 

"Dizi yapmanın şartı neydi? Yalıda geçen manyaklığa inanmak... Camdaki Kız, Yalı Çapkını, Çöp Adam hepsinde yalı var. Bunlar tek bir yapım şirketinin bize 'gerçek hikaye' diye verdiği yalılar. Toplasan 360 yalı var, yarısının hikayesini dinledik!"

Acaba "gerçek hikaye" diye tanıtılan diziler sahiden "gerçek hikaye" mi?   

***

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kokotlar Mektebi'nin başına ne not düşmüş: 

"Romancılar başlarken çoğunlukla olayın gerçekliğine inandırmaya uğraşırlar. Bu defa ben aksini iddia ediyorum. Bu hikaye baştan sona hayal ürünüdür."

Sevgiler...

9 Ocak 2023 Pazartesi

MUH/TELİF HAKLARI...

Bir yazar olarak telif hakları, hakkında güncel gelişmeleri benim de merakla ve heyecanla takip ettiğim konu başlıklarından biri. Daha doğrusu, genel olarak edebiyat, yayıncılık, televizyon ve film sektörleri hakkında her bir gelişmeyi ilgiyle takip ediyorum. Yaşarken yazdığından üç kuruş para bile kazan(a)mayan yazarlar, öldükten 70 yıl sonra çok satsalar bile, eserin yaratıcısı olmalarına rağmen, eserin telifi hakkında varisleri bile hiçbir söz sahibi olamıyor. Elbette kulağa son derece adaletsiz/haksız gelen bir durum bu. Çünkü telif hakları kanununa göre ölümünün üzerinden 70 yıl geçen yazarların veya yaratıcıların telif hakkı kalkıyor. Koruma süresi dolan eserler, eser sahibinden veya varislerinden izin alınmaksızın serbestçe kullanılabiliyor. Neden, niye böyle bilmiyorum, hukukçulara sormak lazım. Acaba yarattığı eserin tüm haklarının kendisinden yaşarken alındığının görülmesi bir yazara nasıl bir azap çektirirdi?

Eser sahibinin varislerinden izin almadan, 70 yıl dolduktan sonra herkesin kafasına göre istediği kitabı basabildiğini söyledik. Bu sebepledir ki, yaklaşık 50'ye yakın yayınevi Stefen Zweig’ın aynı kitabını farklı kapak tasarımlarıyla basıp satabiliyor, bu yüzden Antoine De Saint Exupery’nin Küçük Prens’i sürekli karşımıza çıkıyor, bu nedenle her yerde pek çok Sabahattin Ali eseri görüyoruz. Yayınevleri şimdiden sırada bekliyor: Türkiye’de önümüzdeki yıllarda telif hakkı kalkacak yazarlar arasında 2024’te Sait Faik Abasıyanık, 2026’da Reşat Nuri Güntekin ve Cahit Sıtkı Tarancı, 2031’de Peyami Safa, 2032’de Ahmet Hamdi Tanpınar, 2033’te Nazım Hikmet gibi isimler yer alıyor. 

Yani elbette bir süre olması gerekiyorsa bile, bu süre 70 yıl gibi kısa bir süre mi olmalı? 150 yıl filan sanki daha makul. (Biraz alakasız da olsa güncel bir gelişmeyi paylaşmak isterim: Kariyer yolculuğuna 140 karakterle başlayan Twitter bile sonrasında 280 karaktere çıktı ve şimdilerde 4000 karaktere çıkılması gündemde. "Vur dedik öldürdün be Musk" dediğinizi duyar gibiyim. Artık 2009'dan beri ısrarla ve ısrarla blogspot'tan paylaştığım bu yazılarımı ben bile oradan paylaşabileceğim gibi görünüyor, anlaşıldı.) Zaten Amerika'da bazı telif uzatıcı süreler talep edildiği oluyor. Orada her şey bir farklı işliyor zaten!

Peki bu durum sadece Türkiye’de mi böyle? Tabii ki hayır. Diğer çoğu ülkede de telif hakları kanunu eser sahibinin ölümünün ardından 70 yıl olacak şekilde işliyor. Ve bundan nasibini almayan kalmıyor! Çocukluğumuzun Winnie the Pooh’sunu nasıl bilirdiniz? 100 Hektar Ormanı’nda yaşayan, en yakın arkadaşı küçük pembe Piglet olan, bal düşkünü şirin mi şirin bir ayı olarak, değil mi? Disney kataloğunda bulunan Winnie the Pooh, şirketin en çok kazandıran markaları arasında yer alıyor. Ancak artık telif süresi dolan Ayı Winnie, Disney dışındaki şirketlerin de gönlünce kullanabileceği bir kamu malı haline geldi. Ve sıkı durun, bu serbestlik ortaya korku temalı bir Winnie the Pooh filmi çıkarmaya hazırlanıyor! Ayı Winnie'yi elinde kanlar damlayan bir baltayla görse, serinin yaratıcısı A. A. Milne ne düşünürdü?

Winnie the Pooh dünyasında geçecek ilk bağımsız projenin bir korku filmi olması da, hele o fragmanı izledikten sonra,"böyle telif serbestliği olmaz olsun" dedirtiyor. A. A. Milne mezarında ters dönse hakkıdır...

Herkese iyi haftalar...

Kitaplarım Kitapyurdu'nda

twitter.com/ofluoglumert

instagram.com/ofluoglumert 

4 Ocak 2023 Çarşamba

KİTAP ALINTISI

"Kar etrafı mistik bir ışımayla esrarengiz bir şekilde aydınlatıyor ve karanlığa saklanmış çam ağaçlarının arasındaki evlerine masallardakine benzer bir görünüm veriyordu." 

Alıntı, Ters Düz'ün devamı olan Uçurum Zamanı'ndan... 

Kız kardeşlerin hikayesi devam ediyor.

Bozbalık Köyü'ne davetlisiniz.

Kitaplar Kitapyurdu'nda

twitter.com/ofluoglumert

instagram.com/ofluoglumert 

Benim Küçük Şaheserim 2 Yaşında ve Okur Yorumları

Benim Küçük Şaheserim iki yaşında. Kitap iki yıl önce tam da bugün Remzi Kitabevi etiketiyle  raflardaki yerini aldı ve o zamandan bu yana y...