2009'dan beri edebiyat, televizyon, sinema, tiyatro, popüler kültür, seyahat ve günlük hayat yazıları...
25 Haziran 2020 Perşembe
SAN SEBASTIAN CHEESECAKE
22 Haziran 2018 Cuma
GÜNÜBİRLİK ÇAMLIHEMŞİN MACERAM
Trabzon'dan günübirlik Çamlıhemşin macerası harika geçti!
Gün köyün en meşhur pastanesinden aldığımız nefis çörekler, keteler ve Laz börekleriyle başladı; hatırladığımda en son onuncu fincan çayımı içiyordum.
Hava tüm hafta boyu yağmurlu diyordu ama Çamlıhemşin'e gideceğimiz için mi ne şans bizden yanaydı, güneşli ve acayip sıcaktı.
Zil Kale'ye çıkıp vadiye tepeden baktık.
Palovit Şelalesi'nin görkeminde ve gölgesinde serinledik.
Buz gibi Fırtına Deresi'ne ayaklarımızı soktuk.
Çat Köyü'nde çatalımızı bol tereyağlı kuymağa doladık.
Kaçkar Dağları Milli Parkı'nda Türkiye'nin tek şimşir ormanını gördük.
Ve ben, günü nehir üstünde cambazlık yaptığım zipline ile sonlandırdım!
Her yaz Güney sahillerine inmeden önce, Kuzey'in tadını çıkarmak gerek...
Bu muhteşem günün hatıraları silinmesin diye, detayları instagram hesabım @ofluoglumert'te Çamlıhemşin story'lerimde profilime kaydediyorum. Beni takip etmeyi unutmayın!
instagram.com/ofluoglumert
twitter.com/ofluoglumert
facebook.com/ofluoglumert
Not: Trabzon'un sahili çok bozuldu. Deniz dolduruldu, hala da dolduruluyor, doğal kıyı şeridi yok edildi, kumsalların yerinde şimdi iş makinelerinin toz toprağı var. Rize de değil ama Rize'nin dağları, Çamlıhemşin, Çat vb için nispeten hala el değmemiş diyebiliriz.
1 Haziran 2018 Cuma
PRAG GEZİ REHBERİ VOL. 3: GÜNÜBİRLİK KARLOVY VARY GEZİSİ
Herkese merhaba! Şu yazımda sizlere Prag'da ne yapmalı, nerelere gitmeli, nereleri gezmeli gibi konularda bilgi vermeye çalışmış, şu yazımda da Prag'da nerede ne yemeli sorularına cevaplar vermiştim. Şimdi de Prag'a iki saat mesafede olan Karlovy Vary'yi anlatacağım kısaca. Böylelikle Prag dosyası da kapanmış olacak.
instagram.com/ofluoglumert
twitter.com/ofluoglumert
facebook.com/ofluoglumert
12 Mayıs 2018 Cumartesi
PRAG GEZİ REHBERİ VOL. 2: NEREDE NE YEMELİ?
Prag caz kulüpleri, bohem yaşam tarzı, Franz Kafka’dan Nazım Hikmet’e, Atatürk’e sayısız ismin hatırası ve kafeleriyle, Avrupa’nın yükselen yıldızı. Caz melodilerinin arka fondan hiç eksik olmadığı bir şehir burası... Vltava Nehri kıyılarında taze bir nefes almanın şimdi tam zamanı. Sizler için hazırladığım Prag gezi rehberinin ikinci yazısı karşınızda! Bahşiş isteyen garson kız verdiğimiz bahşişi az bulunca ne yaptı? Maruz kaldığım sokak yiyeceği "trdelnik"le ilgili neden söylendim? Prag'da hangi kafe hayal kırıklığı yarattı, hangi kafe benden on üstünden yirmi aldı? Prag'da en çok sevdiğim restoran hangisiydi? Peki nerenin tuvaletinde dahiyane bir fikirle karşılaştım? Karlovy Vary'de sokakta kimlerle karşılaştım? Hepsi ve daha fazlası için keyifli okumalar! 🍽️
Prag'ın gizli hit'i neresi diye soracak olursanız, size hiç düşünmeden Bistro Kaprova derim! Listemde yoktu, sokakta yürüyorken önünden geçerken ışıltısına kapılıp içeri girdik.
Son derece şık bir yer burası... Prag'da Prag'a özgü yöresel yemek yapan bir yer pek yok, zaten Prag'ın öyle zengin bir mutfağı da yok. Bistro Kaprova da dünya mutfağı yapan bir yer. Çorbaları ve balıkları nefis. Yemekten önce getirdikleri ekmekler de öyle. Biraz pahalı bir yer, ama buna değer.
Adeta bir yosun görünümünde olan, erimiş peynirli bezelye çorbası nefisti. Aslında ilk başta sadece peynir geldi, ben bir an için “çorba buysa aç kaldık” diye kalakalmışken, şef garson şov yaparak gelip katımsı, yeşil bir sıvıyı tencereden peynirin üstüne dökerek çorbayı tamamladı. Kaprova’nın geometrik şekilli yamuk tabaklarına bayıldım. Bu çorba 22-23 lira civarında olmalı.
Somon balığı... Şu sunumun şıklığına bakar mısınız?
Yemeklerinin sunumuyla ve lezzetiyle, mekanın atmosferi ve dekorasyonuyla
Prag’a gelince kesinlikle uğranması gereken bir restoran burası. Az önce
içtiğim çorbaya benzer yeşil sıvı, somon balığının zemininde de vardı ama
tatları birebir aynı değildi. Bu tabakta gelen somon balığı 80 lira.
Size Kaprova biraz pahalı demiştim. Ama gerçekten buna değen bir yer. Üstelik üst katında güzel bir kitap bölümü de var. Yani eğer yolunuz Prag'a düşerse, Kaprova'ya mutlaka gidin. Tuvaletlerinde elinizi yıkadıktan sonra kutulamak yerine baya evdeki havlular gibi olan havlulara silip sonra da havluyu çöpe atıyorsunuz. Ben böyle bir konsepte Türkiye'de rastlamadım. Bence dahiyane bir fikir.
Otelin kahvaltısı çok güzel ama şöyle bir sorun var ki normal siyah çay bulunmuyor. Yok, demleme çay aradığımı sanmayın sakın, poşeti bile yok. Bergamotlu earl grey koymuşlar ve bu benim için büyük bir sorun çünkü asla sevmediğim bir kokusu ve tadı var ve kahvaltıda siyah çay yerine bergamotlu earl grey içmemi benden kimse beklemesin. 🙃 Kısacası kekler, reçeller, ekmekler, peynirler kuru kuruya iniyor boğazımdan aşağı. Tamam çok acıtasyon yaptım ama öyle yani. Peki benim gibi güne çaysız başlayamayanlar burada mı? Elbette normal siyah çaydan bahsediyorum.
Ristorante Pizzeria Giovanni 4/10
Old Town'daki Ristorante Pizzeria Giovanni'yi de pek beğenmedim. Zaten Old Town'daki restoranlar genelde hep turist tuzağı ve özensiz yerler oluyor, bu hangi şehrin Old Town'ına giderseniz gidin genelde böyledir. Yemekleri de çok kötüydü. Ama haksız mıyım? Şu pizzaya bakın... Domates çorbası gibiydi içi! Üstelik hamuru da hiç ince değildi, tabak gibi kalındı.
6 Mayıs 2018 Pazar
PRAG GEZİ REHBERİ VOL. 1: NE YAPMALI, NERELERE GİTMELİ?
Euro 5 lirayı geçti...
Prag'a kalın hırkalarla gittik, 30 dereceyi gördük!
Prag güzel, görülmesi gereken bir şehir. Vltava Nehri kenarında yürümeli, köprülerden geçmeli, ara sokakları keşfetmeli. Daha fazla yapacağınız bir şey yok. Bir kafeye oturup kahvenizi yudumlayın. Kafelerde siyah çayın poşeti bile pek bulunmuyor, genelde earl grey ve beyaz çay var. Kekler, pastalar en-fes! Tabii her yerde değil. Bazı yerler çok pahalı, bazı yerler ucuz. Çok yeri denedim, dediğim gibi Prag’da ne yenir/ne yedim diye başlı başına ayrı bir yazı yazacağım, onu bekleyin.
Gündüz nehir kıyısında üstü çıplak dolaşanları bile gördüm. Nehirde kano sürenler, deniz bisikleti çevirenler, dev su toplarının içinde debelenenler, seyahat tekneleri… neler yoktu ki! Parklarda çimlerin üstü dopdoluydu, herkes yatıyordu. Kendimi resmen yazın çoktan geldiği bir yerde hissettim. Biz havanın böyle olacağını bilmediğimizden, yanımızda hiç böyle ince bir şeyler getirmemiştik! Neyse ki mont giymeyip sadece gömlekle dolaşmak, günü kurtarmaya yetti.
Zaten Prag’a gelmişken cazsız olur mu? Tabii ki olmaz! Kıpkırmızı koltukları ve bir evin büyükçe bir odasını andıran samimi atmosferiyle Reduta Caz Kulübü mekan olarak da sizi hemen kendine çekiyor. Orada esas istediğimiz türde müzik cumartesi günü çıkacaktı ama dediğim gibi, o akşam katılmak istediğimiz bir tur ekstrası vardı diye cuma günküne gittik. O da son derece güzeldi, dinlediğim müzikten çok keyif aldım.
Farklı yerlere yerleştirilmiş kıpkırmızı koltuklar, duvarlarda Ella Fitzgerald ve Louis Armstrong gibi cazcıların siyah beyaz fotoğrafları ile nostaljik filmlerdeki gibi bir atmosfer vardı. Bill Clinton, Louis Armstrong, B. B. King… Reduta kimleri ağırlamamış ki! Bu kadar önemli pek çok ismi ağırlamış bir yer olduğuna inanamıyorsunuz. Çünkü cidden çok küçük ve gündüz bilet almaya gittiğimizde kapıyı onu sanki gündüz uykusundan uyandırmışız gibi çoraplı bir genç açtı! Öyle de cool bir yer bu Reduta. Ama koskoca Reduta'yı çoluk çocuk da işletmiyordur herhalde...
Çok önemli ve aynı zamanda tarihi bir yer olduğundan, bilet fiyatları belki pahalı gelebilir ama hem öyle çok abartılı değil, hem de her bütçeye uygun bir grup bulunabilir. Ve buna kesinlikle değer. Prag’a gelmişken caz dinlemeden dönülmez ki!
Prag'da başka ne yapmalı?
- Old Town'daki kalabalığa karışın, tabii çantalarınızı kollayın... Heykel gibi duran adamların fotoğrafını çekin... Baksanıza, hayat onlar için de zor belli ki...
- Old Town'daki Astronomik Saat Kulesi tadilattaydı, üzdü...
- Havelska pazarına MUTLAKA gidin… Bizdeki gibi tam anlamıyla bir sebze meyve pazarı beklemeden giderseniz, mutlu olursunuz. Daha çok ahşap oyuncaklar, kuklalar, hediyelik eşyalar, magnetlerin satıldığı bir pazar burası ama güzel tarafı her gün açık olması. Biz gittiğimizde kıpkırmızı çilekler, böğürtlenler gibi yaz meyveleri de vardı tezgahlarda. Gerçekten güzel bir yer.
- Dans Eden Ev'le selfie çekin... Ama hangi dans, onu çözemedim...
- Cafe Slavia'nın çaprazındaki dev Marilyn Monroe heykelini, isterseniz görün... İsterseniz diyorum; çünkü heykel Monroe'dan başka herkese benzemiş...
- Enteresan yanıysa, yaya yeşil ışığı maksimum 12 saniye sürmesi… 3 saniye sürenini bile gördüm! Yani karşıya geçtin geçtin…
- Charles Köprüsü böyle aletler çalıp ilgi çekmeye çalışanlarla dolu... Ama şu koskoca şeyden hiç ses çıkmadı, inanır mısınız!
- Prag’da dilencilerin yere tamamen kapanarak dilenmesi de ilginç ve acı bir görüntü oluşturuyor...
- Prag'da sıradan bir gündü...
- Prag bir İsveç gibi öyle yemmmmyeşil değil, o kadar çok parkı da yok.
Bahşiş isteyen garson kız verdiğimiz bahşişi az bulunca ne yaptı? Maruz kaldığım sokak yiyeceği "trdelnik"le ilgili neden söylendim? Prag'da hangi kafe hayal kırıklığı yarattı, hangi kafe benden on üstünden yirmi aldı? Prag'da en çok sevdiğim restoran hangisiydi? Peki nerenin tuvaletinde dahiyane bir fikirle karşılaştım? Karlovy Vary'de sokakta kimlerle karşılaştım? Hepsi ve daha fazlası, Prag gezi rehberi vol. 2'de!
Sosyal medyadan takipte kalın:
instagram.com/ofluoglumert
15 Nisan 2018 Pazar
SAFFET EMRE TONGUÇ İLE KEŞİFLERDEYDİK!
Beni instagram hesabımdan takip edenleriniz görmüştür, pazartesi günü Hürriyet Seyahat'in Saffet Emre Tonguç rehberliğinde düzenlediği turdaydım. Gün boyu story paylaşımı yaptım, bazılarınız anlık olarak takip etti. Hoş anlatımı ve güler yüzüyle Saffet Emre Tonguç'la Beyoğlu, Taksim ve Çukurcuma'da girilmedik ara sokak bırakmadık. Şansımıza hava da çok güzeldi, artık iyice bahar geldi, havalar baya ısındı. Öyle ki, sanat ve tarih dolu keşif turumuzda zaman zaman sıcaktan bunaldık.
Sosyal medyadaki paylaşımlarımı kaçırmayın!
instagram.com/ofluoglumert
twitter.com/ofluoglumert
facebook.com/ofluoglumert
6 Nisan 2018 Cuma
PRAG YOLCUSU KALMASIN!
Bu ayın son haftası Prag’a gidiyorum.
Beni takip edin:
Diziler, Filmler... Ne İzlesek?
The Shards 80'ler modası Instagram üstünden pazarlanırken ve insanlar da gönüllü üreticiler olarak 80'ler fotoğraflarını keyifle pa...
-
12. bölüm 11. bölüm 10. bölüm 9. bölüm 8. bölüm 7. bölüm 6. bölüm 5. bölüm 4. bölüm 3. bölüm 2. bölüm 1. bölüm 13. BÖLÜM ...
-
Geriye dönüp çocukluğumda okuduğum kitaplara baktığımda, kütüphanemin en özel köşesinde duran seri hiç şüphesiz T alihsiz Serüvenler Diz...
-
Her sezon iddialı projelerle evlerimize konuk olan Bennu Yıldırımlar’la, "Buluşma Yeri" adlı oyununun bu sezonki son gösterimin...














































